Cumhurbaşkanlığı Sistemi ve ABD Modeli Başkanlık Sistemi

Türkiye 16 Nisan’da tarihinin en önemli anayasa değişikliği için sandık başına gitmeye hazırlanıyor.


Anayasa değişikliği kabul edilirse “EVET”çilere göre Türkiye prangalarından kurtulacak ve süper güç olma yolunda ilerleyecek; HAYIR”cılara göre ise Türkiye’de rejim değişikliği olacak hatta Türkiye bölünme tehlikesi ile karşı karşıya kalacak. Tarihinin en büyük anayasa değişikliğini oylayacakken hazırlanan anayasa değişikliğindeki kanun maddelerini incelemek ve getirilmek istenen sistemle dünyanın gelişmiş ülkelerinde uygulanan sistemleri karşılaştırmak yerine çıkacak olan sonuç üzerinden felaket senaryoları  üretmek, anlamsız siyasi tartışmalara neden olmaktan başka fayda sağlamayacaktır. Anayasa değişikliği teklifini savunanlar, oylanacak sisteme verilen isim “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” olsa da bunun aslında “Başkanlık Sistemi” olduğunu  söylerken bazı Anayasa profesörleri ise bunun “Başkanlık Sistemi” olmadığını iddia etmektedirler. Herkes tarafından da bilindiği gibi “Başkanlık Sistemi”ni en iyi uygulayan ülke Amerika Birleşik Devletidir. Bu bağlamda “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” ile “Amerika modeli Başkanlık Sistemi”ni karşılaştırmalı olarak ele almanın faydalı olacağı kaçınılmazdır;

  1. ABD’de Başkan, yasama organı tarafından görevden alınamaz; Türkiye’de önerilen sistemde ise alınabilir.

ABD’de başkan 4 yıl için seçilir ve görev süresi boyunca görevde kalır. Başkanlık seçimleri yasama organının kararıyla yenilenemez.

Türkiye’de önerilen sistemde ise yasama organı kendi seçimlerini de yenilemek şartıyla üye tamsayının beşte üç çoğunluğunun oyuyla Cumhurbaşkanının seçimlerinin yenilenmesine karar verebilir.

  1. ABD’de başkan, yasama organını feshedemez; Türkiye’de önerilen sistemde ise feshedebilir.

ABD’de  yasama organının başkanlık seçimlerini yenileyemediği gibi Başkan da yasama organının seçimlerini yenileyemez.

Türkiye’de önerilen sistemde ise Cumhurbaşkanı kendi seçimlerini de yenilemek kaydıyla yasama organının seçimlerini yenileyebilir; yani onu feshedebilir.

  1. ABD’de bakanların ataması senatonun onayına tabidir; Türkiye’de önerilen sistemde ise değildir.

ABD’de bakanlar başkan tarafından atanır ancak bu atamalar senatonun onayına tâbidir.

Türkiye’de önerilen sistemde ise bakan atama yetkisi, hiçbir organın onayına tâbi olmaksızın doğrudan Cumhurbaşkanına ait bir yetkidir.

  1. ABD’de başkanın yüksek hâkim atama yetkisi, senatonun onayına tâbidir; Türkiye’de önerilen sistemde ise değildir.

ABD’de yüksek hâkimler, senatonun onayıyla Başkan tarafından atanırlar.Başkan senatonun istemediği bir hâkimi atayamaz.

Türkiye’de ise Cumhurbaşkanının sahip olduğu gerek Hâkimler ve Savcılar Kuruluna, gerekse Anayasa Mahkemesine üye atama yetkisi, hiçbir onaya tâbi olmaksızın, Cumhurbaşkanı tarafından tek başına kullanılır.

  1. ABD’de Başkanının kongrenin kabul edeceği bütçeye ihtiyacı vardır; Türkiye’de önerilen sisteme göre ise bütçenin kabul edilmemesi halinde, Cumhurbaşkanı eski bütçeyi artırarak harcama yapmaya devam edebilecektir.

ABD’de bütçe yetkisi kongreye aittir. Başkanın bütçe kanunu olmadan vergi toplaması veya bir harcama yapması mümkün değildir.

Türkiye’de oylanacak olan sistemde ise TBMM, Cumhurbaşkanının hazırladığı bütçe kanununu onaylamaz ise, yeni bütçe kanunu kabul edilinceye kadar, Cumhurbaşkanı önceki yıl bütçesini yeniden değerleme oranına göre artırarak vergileri toplamaya ve harcamaları yapmaya devam edebilecektir

  1. ABD’de Başkanın partisi ile ilişkisi gevşektir; Türkiye’de önerilen sistemde ise Cumhurbaşkanı parti genel başkanı bile olabilir.

ABD’de, Başkan, kendi partisinin “genel başkanı” değildir; Başkan sadece partisinin “Başkan adayı”dır.

Türkiye’de  oylanacak olan sistemle birlikte “Partili Cumhurbaşkanı”nın yolu açılmaktadır.

Yukarıda sistemlerin en temel özellikleri karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Amerika’da uygulanan sistem ile Türkiye’de getirilmek sistem arasında büyük farklar bulunmaktadır. Yazının başında da belirtildiği gibi bundan dolayı bazı Anayasa profesörleri bunun ‘’Başkanlık Sistemi‘’ olmadığını söylemektedirler. Diğer taraftan anayasa değişikliğini hazırlayanlar ise birçok hükümet sistemini ele aldıklarını ve en işlevsel sistemi oluşturmaya çalıştıklarını ileri sürmektedirler. Bu durumda oy kullanacak olanlara düşen görev ise iki tarafın da iddialarını dinleyerek en doğru kararı vermektedir. Siyasiler de bu düşünce ile seçim yapan milletin iradesine -ne olursa olsun- saygı duymalıdırlar.

KAYNAKÇA:

  • Kemal Gözler, “Cumhurbaşkanlığı Sistemi mi, Başkanlık Sistemi mi, Yoksa Neverland Sistemi mi? 16 Nisan’da Neyi Oylayacağız?”(20 Şubat 2017)

 

Yazar Hakkında

Kerim Kurt

Marmara Hukuk Fakültesi öğrencisi.Siyaset bilimi ve Felsefe meraklısı.Araştıran,sorgulayan,düşünen,yazan bir birey..

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti