Antik Yunan Demokrasisi ve Modern Devlet Anlayışı

Devlet toplumsal yaşam içerisinde başvurulan bir örgütlenme biçimidir ve yenidir.Onu yeni ve modern yapan şey şüphesiz ki içinde doğduğu koşullar ve zaman dilimidir. Atina’da belli bir dönem demokrasinin temel kavramlarını ve kurumlarını yaratmış ve yaşatabilmiş oldukları için, demokrasinin kurumlarını Yunan dünyasına borçluyuz ancak polis ya da Antik dünyanın içerisinde yaşatılmış demokrasi modern devlete denk değildir çünkü;

1)Antik dünyada sosyal ve hukuki olarak sınıflar belirlenmiştir ve hiyerarşik bir toplum yapısı mevcuttur.Sınıfsal olarak en üstte;kentin siyasal yaşamına katılma hakkına sahip olan- bu doğuştan kazanılan bir haktır- Vatandaşlar, ortada; Metekler– yani o kentte oturan ve ticaret yapan yabancılar- en altta ise; Köleler yer almaktadır. Antik Yunan’da sınıflar arası eşitlik olmadığı gibi cinsiyetler arası yani kadın erkek eşitliği de bulunmamaktadır.Kadınların siyasal yaşama katılma hakları olmadığı gibi toplumsal yaşamdaki rolleri de çok sınırlıdır.Kadınların sosyal hayatını J.M. Roberts şöyle ifade etmektedir:

 

“Yazılı kanıtlar zengin adamların karılarının bile çoğunlukla ağır işçiler gibi yaşadıklarını gösteriyor. Kadınların tamamının sosyal davranışları gayet kısıtlıydı; üst sınıflardan kadınlar bile zamanlarının büyük bir çoğunluğunu evlerinde kapalı olarak geçiriyorlardı. Eğer dışarı çıkmaları gerekirse yanlarında mutlaka birinin olması gerekirdi. Herhangi bir ziyafette görünmek saygınlıklarının sorgulanmasına neden oluyordu. Normal bir sosyal hayata sahip olan kadınlar fahişelerdi; onlar başkaları tarafından tanınabilirlerdi ama saygın bir kadın için bu mümkün değildi.

Yani cinsiyetçilik bakımından kadın-erkek eşitliğini ve sınıflar arası eşitliği kabul etmemişlerdir.Köleci bir toplumdur ve kölelik hukuksal bir kurumdur.Yani insanın hukuksal değer ve onur bakımından eşitliğine inanmamışlardır.Modern devleti modern yapan hukuki kavramların birincisi eşitliktir ama bugün biz modern devlette ve hukukta en azından geldiğimiz yer açısından baktığımızda eşitliği hukuksal eşitlik olarak anlıyoruz.Yani yasaların herkese istisnasız bir biçimde aynı şekilde uygulanmasıdır hukuksal eşitlik.Antik toplumda modern devletin vazgeçilmez unsuru eşitlik bulunmamaktadır.

2)Roma’da ve Orta Çağ dünyasında özgürlük bütün insanların doğuştan getirdiği bir hak olarak görülmemiş ve belli bir gruba ait olmuştur.Antik dünyada özgürlük köle olmamak olarak tanımlanmıştır.Antik Yunanda özgür olan kişiler kadın olmayan,çocuk olmayan,köle olmayan,metek olan,Yunanlı bir anne babadan doğmuş olan,yetişkin aklı başında erkeklerdir.Metekler özgür olmalarına rağmen siyasal haklardan yoksundur.Antik Yunan’daki kölelik anlayışı şu şekilde açıklanmaktadır:

 

Toplumsal-tarihsel süreçler açısından ise kölelik; Yunan’da ilk dönemler borç köleliği şeklinde görülmüştür. Tefeciden borç alıp ödeyemeyen köylülerin (vatandaş) kendilerini ve ailelerini rehin göstermesiyle başlamıştır. Solon’un borç köleliğini ortadan kaldırdığı ve farklı sınıflar arası ekonomik ve siyasal çatışmayı engellemeye yönelik davrandığı görülmüştür.İlk dönemlerde örneğin Solon döneminde kölelik çok önemli bir kurum değildir.Hatta Solon borç köleliğini kaldırmıştır. Köleliğin esas anlamı, yeni bir bölgenin elde edilmesi ve ele geçen ganimetlerle birlikte, esirlerin köle olarak toplumda kullanımına dayanmıştır.Bu anlamda kölelik, demokrasinin oluşumuyla bağlantılı bir şekilde karşımıza çıkmıştır Köleliğin toplumsal-tarihsel süreçteki rolüne bakıldığında, “Kölelik paradoksal bir biçimde Yunan polislerinde demokrasinin gelişimiyle daha çok önem kazanmıştır”  (Ayhan Yalçınkaya-Alaeddin Şenel)

 

Özetle özgürlük ve eşitlik anlayışı modern devletin olmazsa olmaz iki temel kavramıdır ve anayasal kurumdur.Her ne kadar Antik dünyada demokrasinin temel kavram ve kurumları yaşatılmış olsa da bu modern devlete denk değildir çünkü Antik dünyada ne modern devlette var olan özgürlük anlayışı ne de hukuksal eşitlik anlayışı mevcut değildir.

KAYNAKÇA:

Şenel, Alaeddin. (2011), Siyasal Düşünceler Tarihi: Tarih Öncesinde İlkçağda Ortaçağda ve Yeniçağda Toplum ve Siyasal Düşünüş, Ankara: Bilim Sanat Yayınları

Yalçınkaya, Ayhan. (2011), “Yunan Uygarlığı İçinde Polis ve Siyaset”, Sokrates’ten Jakobenlere Batı’da Siyasal Düşünceler, der. Mehmet Ali Ağaoğulları, 2. baskı, İstanbul: İletişim Yayınları

Yazar Hakkında

Kerim Kurt

Marmara Hukuk Fakültesi öğrencisi.Siyaset bilimi ve Felsefe meraklısı.Araştıran,sorgulayan,düşünen,yazan bir birey..

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti