Zamanda Yolculuk: Tünel 142 Yaşında

Dünyanın ikinci metrosu olma özelliğini taşıyarak yıllara meydan okuyan 142 yaşındaki tarihi Tünel, Bedirhan Öner’in kalemine konuk oluyor. 


 

Kalemi elime alıp yazmak konusunda istikrarlı bir yapıya sahip değilim. Yazdıklarım da genel olarak yaşantımla doğru orantılı süregelmekte. Bu yazımda da yaşantımda sık sık kullandığım, bu sürerlilikte bizimle birlikte yaşayagelmiş, yılların yorgunu, dünyadaki ikinci metro olma özelliği taşıyan 142 yaşındaki tarihi Tünel’den bahsedeceğim.

Tarihler 1867 yılını gösterdiğinde Osmanlı İmparatorluğunun payitahtı, İstanbul’a bir turist gelmişti. Bu turist Eugene-Henri Gavand adlı bir Fransız mühendisti. Gavand bu gezisi sırasında, Galata – Beyoğlu arasında çok yoğun bir insan trafiği olduğunu ve bu trafiğin çok eğimli bir yol olan Yüksekkaldırım Caddesi’nde olduğunu gözlemlemiştir. Gavand’ın tespitlerine göre bu iki merkez arasında günde ortalama 40 bin kişi gidip gelmektedir. Bu yoğun insan trafiğine bir çözüm yolu bulan Gavand, Yüksekkaldırım’a alternatif bir çözüm düşünmüştür. Bu çözüm ise Galata ile Beyoğlu arasına asansör tipinde bir yeraltı demir yolu yapma fikridir…

1890 yılında Yüksekkaldırım Caddesi

Seyahatini tamamlayıp Fransa’ya döndüğünde kafasında planladığı projeyi çizmiş, Fransa’daki bazı zenginlerden projesine destek sözü almış ve tekrardan İstanbul’a gelerek 1868 yılı Şubat ayında, bizzat kendisinin çizdiği projeyi Bab-ı Aliye sunmuş ve belli imtiyazlar talep etmiştir. 10 Haziran 1869 tarihli ferman ile kendisine imtiyazlar verilmiş, 6 Kasım 1869 tarihinde ise Tünel’in inşasına dair mukavele ve şartname metinleri Nafia(bayındırlık) Nazırı Davud Paşa ve imtiyaz sahibi Mösyö Gavand tarafından imzalanmıştır. İki taraf arasındaki mukavele ve şartname hükümlerini incelediğimizde planlanan inşanın yap-işlet-devret usulüyle yapıldığını görürüz. Mukavele imzalandıktan sonra Henri Gavand şirketini oluşturma çabaları içine girmiştir. Aldığı sözler neticesinde Fransız Sermayedarların çoğunlukta olduğu bir şirket kurmak istese de bu sırada yaşanan Fransa-Almanya savaşı sermaye teminine engel olmuştur. Bu durumda Gavand mecburen İngiltere’ye giderek orada bir şirket kurmak istemiş ve bu sırada Tünel’in inşaatına başlama tarihi 1 Eylül 1871 yılı olarak belirlendiğinden beklenen sermayenin o zaman diliminde oluşamamasından dolayı Galata Kulesi civarında göstermelik kuyular bile açılmıştır. Yaşanan maddi sıkıntıların yanında bölgede yaşayanlarla istimlâk sıkıntıları da baş göstermiş ama kısa sürede aşılmıştır. Bütün bu sorunların çözümünden sonra Gavand, “The Metropolitan Railway of Constantinople from Galata to Pera” ya da Türkçe ismiyle “Payitaht Demiryolu Şirketi”ni 1872 yılı Temmuz ayında kurmuştur. Şirketin kurulması ve sermayenin teminiyle göstermelik çalışmalara hız verilmiş ve tünel 1874 yılı sonunda hizmete girecek şekilde inşa edilmiştir.

1940’lı yıllar Tünel’in Beyoğlu tarafındaki çıkışı

Tünelin açılışı, 1874 yılı Kasım-Aralık aylarında deneme seferlerini de gerçekleştirdikten sonra, 17 Ocak 1875 tarihinde yapılmıştır. Açılışın öğle saatlerinde yapılacağı bilinse de Galata ve Beyoğlu’nda büyük bir kalabalık birikmişti. Üst düzey davetliler dışında açılış törenine orkestra bile getirilmişti. Devlet erkânının yanında farklı ülkeleri temsilen diplomatlar, Tünel Şirketi müdürü ve çalışanları bulunuyordu. Fakat bu kalabalık içerisinde Tünel projesini ortaya koyan, gerekli izinleri alan, neredeyse tek başına çalışan Henri Gavand bulunmuyordu… Çünkü yapının tamamlanmasına yakın bir zamanda Tünel Şirketi Gavand’ın görevine son vermişti. Haliyle Mösyö Gavand bu duruma hayli içerlemiş olmalı…

1875 yılında Tünel’in açılış gününden bir kare.

Açılışın ertesi günü 18 Ocak 1875 tarihinden itibaren Tünel halkın kullanımına açılmıştır. Tünel 1863’de Londra’da inşa edilen metrodan sonra dünyadaki en eski ikinci yeraltı toplu taşıma sistemidir. İstanbul’un iki önemli merkezini birbirine bağlayan tren yapıldığı dönemde Beyoğlu tarafında bulunan buharlı makine tarafından Karaköy’e doğru inen halatlarla harekete geçirilmekte, çift hat ve iki vagondan oluşmakta idi. Ön vagon hayvan, eşya ve arabalara tahsis edilmiş, arka vagon yolcu taşınmasında kullanılmıştır. Tünel, elektrikli sisteme 1971 yılında geçmiş, bu tarihe kadar buharlı makine kullanılmıştır. Tünel’in teknik özelliklerine binaen, trenin Karaköy’den Beyoğlu’na kat ettiği mesafe 555 metredir. Tünel’in çapı 6,7 metre, yüksekliği 4,9 metredir. Kullanıma açıldığı gün olan 18 Ocak’tan 31 Ocak’a kadar 75 bin kişi Tünel’de yolculuk etmiştir.

Tarihi Tünel, 2016

1908 yılında 2. Meşrutiyet’in ilanıyla İstanbul için önem taşıyan projeler gündeme gelmiş. İngiliz uyruklu Tünel Şirketi’nin satın alınması da bu projelerden birisi olmuştur. Söz konusu projelerin gerçekleşmesi, İstanbul’un elektriklenmesi ve ulaştırma hizmetlerinin yürürlüğe girmesi için gerekli sermayeyi oluşturmak adına uluslararası bir konsorsiyum yani ticaret birliği oluşturulmasına karar verilmiştir. İstanbul’a yönelik ilk çalışmalar İngiliz tabiiyetindeki Tünel Şirketi’nin yerine, 27 Temmuz 1911 tarihinde gerçekleşen kurucular heyeti toplantısı ile yeni Osmanlı Tünel Şirketi’nin kurulmasıyla sonuçlanmıştır. Bu teşekkülün işletmesi ise 1911 Eylül ayından itibaren İstanbul Konsorsiyumu kontrolüne geçmiştir.

1940’lı yıllar ahşap vagonlarla Tünel

Cumhuriyet Dönemi’ne geldiğimizde Tünel, 1939 yılında başlayan girişimlerle tekrardan millileştirme çalışmalarının odak noktası olmuştur. Nafia Vekili Ali Çetinkaya’nın SOFINA grubu yetkilileriyle sürdürdüğü görüşmeler sonucu Tünel ve Tramvay Şirketleri’nin devletçe satın alınması sağlanmıştır. Taraflar arasında 8 Şubat 1939 tarihinde mukavele yapılmış ve Nafia Vekili Ali Çetinkaya ile SOFINA Grubu Temsilcisi H. Speciael anlaşmayı imzalamışlardır. Anlaşma gereği şirket, hükümet ile o ana kadar akdetmiş olduğu bütün imtiyazları ve menfaatlerini 1 Mart 1939 tarihinden itibaren hükümete devredecektir. Devir-teslim işlemlerinin tamamlanmasıyla 1 Mart itibariyle Tünel ve Tramvay Şirketleri hükümete devredilmiş, milli sermayenin bir parçası olmuşlardır.

Gel zaman git zaman Tünel, o zamandan bu zamana kadar bizim İETT olarak bildiğimiz İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak bizlere hizmet vermektedir. Yolunuz Karaköy veya Şişhane taraflarına düşerse siz siz olun bu zaman yorgunu, köhne metroyla zamanda yolculuk yapmayı unutmayın. 🙂


i http://tunel.iett.istanbul/tr/tunel/pages/tunel-imtiyazinin-verilmesi/569

ii Burada bahsi geçen İstanbul Konsorsiyumu esasen Belçika uyruklu, çok uluslu bir şirket olup dünyanın birçok ülkesinde faaliyet gösteren SOFINA Holdingi’nin bir kanadını oluşturmakta idi.

Yazar Hakkında

Bedirhan Öner

Tarihe, kültüre, insana meraklı -bu yolda kendince bir meramı olan- bir garip seyyah.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti