‘UMUT VAR’

Takvimlere inanmayı bıraktık. Zaten rüyaların fotoğrafını çekebilecek teknolojiye de ulaşamadık…

 

Bir yol çıkıyor bazı köşeleri dönünce karşımıza. Yürüyoruz ama bitmiyor. Koşuyoruz ama bitmiyor. Bazı yolların sonu koşsak da sürünsek de gelmiyor. Dökük boyaları, kırık camları tamir ediliyor terk edilmiş harabe evlerden birinin. Yaraları sarılıyor düşenlerin. Biz hala bilmiyoruz yolun sonunun nereye yahut kime çıktığını.

Kırıp döktüklerimiz kesiyor en çok bizi. Önce kırıyoruz daha sonra çiçeklenmesini bekliyoruz dalların mesela. Haddinden fazla cüretkâr ama hakikatte çokça da korkağız. Biliyorsun; kırdığımız dalların, soldurduğumuz çiçeklerin ardından bile yas tutuyoruz. Yeşermeyen bahçelerde boynu bükük bekleyişimizi çok görme. Kopardığımız çiçeklerin yeniden açmayacağı okuduğumuz kitaplarda yazmıyor. Bazen sert rüzgarlar esince sokak lambaları bile yanmaktan vazgeçiyor.

Beklediklerimiz gelmedi bugüne kadar.  Kurduğumuz hayaller zedeliyor zaten hayatımızı en çok. Umutlarımızı kitaplar arasında kurutalı da epey oluyor. Söylediklerimizi duyan olmadı. Sesimiz kısıldı. Zarflar dolusu mektuplar birikti posta kutularında. Okuyan olmadı.

Takvimlere inanmayı bıraktık. Zaten rüyaların fotoğrafını çekebilecek teknolojiye de ulaşamadık.

Dünyaya hakim olmak isteyişimizdendi bir aylık hava durumu çizelgeleri hazırlayışımız. Kopacak fırtınalara, yağacak yağmurlara, yakıp kavuracak güneşe gücümüzün yeteceğinden değil. Avuç dolusu çiçekler toplarken bir diğer baharı beklemek zorunda kalacağımızı düşünmüyoruz esasında yeni çiçekler için.  Topladığımız çiçekleri seyretmek isteyişimiz, hep yaşatamadıklarımızı telafi etmek isteyişimizdendi. Edemedik.

 

Söyledim ya, ne yaparsak bize karşı koymayanlara yapıyoruz. Meyvesine ulaşamadığımız dallarını kırıyoruz ağaçların. Deli gibi seviyoruz, böyle söylüyoruz. Tüm kalbimizle hem de. Sevmek mühim mesele. Çok  seviyoruz. Bazen elmanın da bizi sevmeyeceğini bile bile. Nihayetinde insanız! Dünyanın tersine dönmesine gerek yok. Sevdiklerimiz sevmeyince yakıp yıkıyoruz. Kafi gelmeyince öfkemize öldürüyoruz bu hakkı nereden aldığımızı bilmeden hem de. Nefret ediyoruz; sevmeyi beceremeyince.

Sonra gün dönüyor, vakit geçiyor. Altı çizili cümleler düşman kesiliyor dünyaya. Dünya ki tek yetkili mevki şu sıralar. Yollar bitiyor. Gelmez denilen gemiler dahi geliyor. ‘Umut var’ dedirtiyor insanlara. Yakıp yıktıklarımızı yeniden inşa ediyoruz. Ancak muhtaciyetimizden değil. Boş buldukları her yere apartman dikiyorlar bu sıra. Yazar da öyle diyor son zamanlarda.

Zaten bahar da geldi.  Nergis satılıyor sokaklarda. Barış’a sözümüz, bir de kuyruğunu havalandırarak uçuracağımız bir uçurtmamız var. Anlayacağınız umudumuz hâlâ var.

Balkonları mutfaklara katsalar da olur.

 

 

 

Yazar Hakkında

Feyza Bengül

Kaybolduğu yerlerde kendini arayan biri. Bkz. Mendel ile Marquez'in kardeş olduğu dünya.*

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti