THEATHRON/TİYATRO

Sayın ilgili ; yani kim kendini ne kadar ilgili hissediyorsa ,
o denli muhattabıdır bu yazının.

BÖLÜM BİR

”Kendin Pişir Kendin Ye Soruları”

Aç parantez konuya giriş yapmadan önce sizi konu hakkında bilgilendirme ihtiyacında bulundum .İlk olarak kendime ve size bazı sorular sorup daha sonra da kendin pişir kendin ye taktiğini uygulayarak sorularımı cevaplandıracağım.Kapa parantez.

SORU 1.

Bu yazının amacı nedir ?

Bu yazının amacı tiyatro sevicilerine ve öğrencilerine tiyatro hakkında temel bilgileri öğrenme içgüdüsünü kazandırmaktır.

SORU 2.

Okuyucular neden bu yazıyı okumalı ?

Okuyucular bu yazıyı okumalı çünkü…Dionysos’tan Modern yaşama tiyatronun gelişimini anlatıyor.Ben olsam okurdum.

Soru 3.

Bu yazı bana ne katacak ?

Bu yazı size. Soru yanlış oldu. Siz bu yazıya ne katacaksınız? Biraz da kuralların dışına çıkalım değil mi ? Cevabı sizde saklı.

Soru 4 .

Bu yazıyı okuduktan sonra hangi kitapları okumalıyım?

Bu yazıyı bitirdikten sonra Özdemir Nutku’nun “Dram Sanatı” kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Kendin pişir kendin ye sorularını bitirdiğimize göre konumuza giriş yapabiliriz.

BÖLÜM 2

”İLK İNSAN VE TİYATRO”

Nedir Tiyatro? Ya onu bu kadar vazgeçilmez kılan ? İnsanoğlu neden bu kadar vazgeçememiştir oyundan ? Özdemir Nutku’nun da “Dram Sanatı” kitabında bahsettiği gibi bu tür soruların iki cevabı var.Birincisi insanın kendinden ileride olana içgüdüsel eğilimi diğeri ise bilinmeyene ,gizemli olana karşı korkuyla birleşmiş olan özlemidir .

İlk insanın yaşamsal gereksinimlerini karşılarken yaptıkları eylemlere aldıkları tavır şimdi ki tiyatronun kaynağını oluşturmuştur.Onların avladıkları hayvanlar,yağmura karşı yaptıkları evler,yani temel gereksinimlerini karşılamak için yaptığı her şey doğa ile olan çatışmasını gösterir.Ve daha sonra insanoğlunun eğlenmek, vakit geçirmek için bulduğu oyunlar “Homo Ludens”i oluşturmuştur.

İnsanoğlu ilk olarak doğa ile çatışmasını oynarken “Homo Ludens” ile birlikte ilkel insanın günlük ilişkilerini yansıtan ,diğer insanlarla ilişkisini oynamaya başlamıştır.Öyleyse Özdemir Nutku’nun da dediği gibi ilkel insan anlatım biçimlerinde iki kaynaktan hareket etmiştir. Birincisi güncel olayları yansıtan konu ikincisi ise yaşamın evrensel öz değerlerini yansıtan insan doğasına ilişkin büyü .

Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgileri Özdemir Nutku’nun kitabında bulabilirsiniz .Şimdi ben sözü Shakespeare’e bırakıyorum.

” Tümüyle sahnedir yaşam;
Erkeklerle kadınlarsa hepsi birer oyuncu;
Biri çıkar,öteki girer ve her biri ,
Kendine düşen sürede pek çok rol oynar ;
İnsanın yedi dönemi yedi perde eder .”

 

BÖLÜM 3

”DİONYSOS İLE TANIŞMAYA HAZIR MISINIZ ?”

Çoğu kaynağa göre Modern Tiyatronun temelleri Dionysos şenliklerinde atılmıştır.Her sanat dalı gibi Tiyatroda dinsel törenlerden doğmuş daha sonra bağımsızlaşarak bir sanat dalı haline gelmiştir.Peki kim bu Dionysos? Nedir bu kadar onu önemli yapan? Dionysos Olympos’a giren tanrıların en sonuncusudur.Aynı zamanda tanrıların tanrısı olan Zeus’un oğludur.Şarap tanrısı olarak kabul edilen Dionysos un önemi Komedi ve Tragedya’nın Dionysos şenliklerinde ortaya çıkmasıdır.Antik Yunanlılar kendilerine saadet ,neşe ve bereket veren Dionysos’a şükranlarını ödemek için Dionysos Şenliklerini düzenlediler mpftrii. Bu şenlikler sırasında içki içip eğlenen bazı kimseler bulundakları yerden ayağa kalkıp taklitler yaparak komik hikayeler anlatırlardı.Önceden doğaçlama olan bu oyunlar zaman geçtikçe şenliklerin geleneği haline gelmiştir.Daha sonrada bu işi meslek edinenler oyuncusu tek kişi olan ilk tiyatroyu oynadılar.Böylece Dionysos şenliklerinde güldürmek için yapılan tek kişilik oyunlarla Komedi ortaya çıktı.Bazı kaynaklara göre yine bu şenliklerde “Tragos” adı verilen ezgiler korolar tarafından söylenirdi.Korolar ezgileri söylerken keçileri temsil etmek için keçi postuna bürünüyorlardı ve izleyiciler bu keçi seslerini çok acıklı bulmuş olmalı ki bunun devamında da Tragedya ortaya çıkmış oldu. Bütün bu açıkladıklarımı zenginleştirmek için sözü Sayın Nietzsche ‘e bırakıyorum.

” Eğer sevilmek istiyorsan ,daha fakirleşmelisin
bilgeliğin akılsız adamı!
Yalnızca acı çekenler sevilirler ,
sevgi yalnızca aç olanlara verilir.”

 

BÖLÜM 4

”TİYATRO KARANLIKTA MI KALDI ?”

Ortaçağ denilince akla hep karanlık bir dönem gelir.Tiyatro için de durum öyle miydi ? Ortaçağ Tiyatrosu da karanlık bir dönem mi yaşadı?Ortaçağ Tiyatrosu , Batı Roma İmparatorlğu’nun çöküşünden Rönesans’ın başlangıcına kadar geçen dönem olarak adlandırılır.

Ortaçağın başlarında Roma Katolik Kilisesi Roma tiyatrosunun aşırılıklarını durdurmak için tiyatroyu yasakladı.Bu dönemde din dışı drama hakkında fazla bir bilgi söz konusu değil.

Herkesin bildiği tek bir şey var.Bunların tam bir tiyatro olarak adlandırılmayıp daha çok temsil olarak adlandırılmasıdır. Ortaçağ yaşamının dini boyutu kendini bu dönemde sahnelenen didaktik oyunlarda kendini gösterir.Bu oyunlar halka dini eğitim verme amacıyla oynanmıştır.
Sahiden tiyatro karanlıkta mı kalmıştı?

Ortaçağ tiyatrosu, bazıları için karanlık çağı olsa da tiyatronun yığınlar tarafından izlenildiği bir çağdır. Ortaçağın ilk zamanlarında tiyatronun yasaklanarak baskıya uğradığı söylenebilir.Ama daha sonra tiyatronun gücünü fark eden kilise cahil olan halkı,tanrıya tiyatro ile daha fazla bağlayabileceğini düşünür.Tiyatrodan faydalanmak ister. İncilden bölümler oynanır.Böylece kiliselerden başlayıp sokaklara taşınan bir tiyatro başlamış olur.

Ortaçağ tiyatrosu teknik açıdan da pek çok zenginlik getirmiştir.Zaman geçtikçe alanlara sığmayan tiyatro seyircisine yeni oyun yerleri bulmak gerekmiştir.Arabaların üstlerini sahne yaparak seyirciye ulaşmak bunun bir örneğidir.Zamanla kilise yönetiminden çıkmaya başlayan tiyatro halkın eline iyice yerleşmeye başlamıştır.Yani demem o ki en karanlık çağda bile aydınlığı bulan tiyatro yasaklamalara hiçbir zaman boyun eğmeyecektir.Tiyatro asla karanlıkta kalmaz.Elbet ışığın yolunu bulur.

BÖLÜM 5

”MUTLU SON”

Günümüz tiyatrosu görünüş ve amaçları birbirinden farklı ”absürt ” ve ”epik tiyatro ” olmak üzere iki kola ayrılmış durumdadır.Absürt tiyatro Geleneksel tiyatronun kurallarını hiçe sayar. Her şeyi anlamaktan ,canlandırmaktan çok bir ses ve hareket düzenini esas alır.Absürt tiyatroda oyun,birbiriyle alakasız görünen sesler , sözler ve hareketler ile sürüp gitmelidir.

Az olay ve az sözle çok mesaj vermek amaçlanır. Absürt tiyatroya her şey konu edilinebilir.Hatta en acıklı olayla bile alay edilebilir.Bu tiyatro anlayışında önemli olan ;bir duygu veya olayın oluşumunu göstermektir.En büyük temsilcisi ise Samuel Beckett’tir.

Aç parantez ben kendisini pek sevmem nokta kapa parantez. Peki epik tiyatro nasıldır? Onun mahiyeti nedir ? Epik tiyatro seyircinin büyülenmesine karşıdır.Yani temsil sırasında seyircinin oyun kendini kaptırmasını engellemek ister.Bunun için sahneden ve dekordan uzak durur.Seyirciye gördüklerinin gerçek değil bir oyun olduğu hatırlatılır.

Bunu sağlamak için oyunu sürekli keser.Araya şakalar espriler tekelermeler konur.En büyük temsilcisi de Bertolt Brecht’dir. Daha çok eleştirisel bir tiyatro türüdür.İzleyiciye toplumsal çarpıklıkları göstererek izleyiciyi oyuna katmak ister.Sözlerime son verirken isterseniz şimdi Bertolt Brecht’e kulak verelim.
Özgürlük neye yarar,yaşarsa bir arada özgürlerle tutsaklar.

BÖLÜM 6

”GÖREVİMİZ TİYATRO”

Bu bölümde çok zamanınızı almayacağım. Bir şeyler söyleyip gideceğim.Kim tiyatroyu ,sanatı engellemeye kalkarsa lütfen ona böbürlenmeyin.En karanlık çağda bile ışığı bulan Tiyatro engelleri aşıp görevini layığı ile sürdürecektir.Bizim burada görevimiz sanatı ,tiyatroyu engellemeye kalkanlara tiyatroyu anlatmaktır.En güzel yöntem budur.Karanlığa küfretmek yerine bir mum yakalım.Bizi aydınlığa çıkaracak tek yol budur.

Yazıyı gönlünüzce paylaşabilirsiniz!

Yazar Hakkında

Erdem Türsen

1995 yılının başlarında dünyanın başını ağrıtma göreviyle dünyaya getirildim. Şu aralar İzmir Katip Çelebi Üniversitesi'nde Medya ve İletişim okuyorum. Kendimi sade bir tiyatro olarak nitelendirebilirim.Tiyatroya sahip çıkmak için buradayım.İnsana dair her şey ile sizlerle buluşacağız sayın ilgili.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti