Stephen Daldry’nin The Hours Filmi Üzerine Bir Analiz

Simone de Beauvoir’in The Second Sex makalesi üzerinden The Hours filminin analizi sizlerle.


The Hours filmi üç farklı zamanda yaşayan kadınların zamansız sorunlarını anlatırken, kendi çözüm yolunu da bize sunarak sadece durum tespiti yapmanın ötesine geçiyor. Bunu Virginia Woolf’un satırlarından çıkarttığından erkek yazarın ve erkek yönetmenin bir kadın filmi olmaktan belki de bir nebze sıyrılabiliyor. Gene de Virginia Woolf’un temsili ve diğer kadınların mağduriyeti bazı açılardan klişe de kaçabiliyor.

Kadının gündelik hayat dışında var olma çabası

Film boyunca vurgulanan temalardan biri de gündelik hayatın küçümsenmesi ve kadının bu gündelik rutinlere itilmesi. Pasta yapmak, çocuğa bakmak,misafir ağırlamak ve bunun gibi bir dolu rutin filmde erkek bakışından hep küçümsenen işler. Öyle ki filmde önemli diyaloglar esnasında yumurtalar kırılıyor, unlar eleniyor, etler dövülüyor. Film boyunca bu işlerin arka planda yapılıp, kamerayla vurgulansa da üzerinde önemsizce durulması, gündelik hayatta kadını meşgul eden bu işleri bilinç altımıza işlenmesine yol açıyor. Bir kadın gerçekten de yemek yaparken ya da ev işleriyle uğraşırken zihninde onlarca şeyi geçirir ve anını bu önemsiz atfedilen işlere adar. Bütün bunların önemsiz olduğuna erkekler kadar kendi de ikna olmuştur.

Bu önemsiz işlerle bütün günü harcayıp, bundan öte bir şey üretememek ve çoğu zaman bu işleri bile yürütememek büyük bir stres kaynağı ve öz değer meselesine dönüşür. Film boyunca kek yapmak ve parti düzenlemek basit birer kadın işleriyken, Virginia aynı işlere dahil olmaktan ziyade, ki gene de bunlardan sorumlu tutulur, kitabını düşünürken ve kendini gündelik hayatta değil, kitaplarıyla üretmeye kalkarken de bencillik ve boş vakte sahip olma lüksüyle eleştirilir. Yürüyüşe çıkacağı zaman eşi tarafından şanslı olarak görülür. Bir ev işinden farklı olamayacak kadar rutin bir işle meşgul olan eşi, bir ev hanımı kadar küçümsenmez, yine de filmde diğer kadınlar gibi başka insanlara hayatını adamaktan kendi hayatını harcadığı için erkek kimliğine rağmen filmdeki diğer iki kadınla benzerlik gösterir. Özellikle Merly Streep’in canlandırdığı karakterle benzeşir. Filmdeki iki yazar da kendini öldürerek onları sevenleri özgürleştirir.

Kadın olmak üzerine

S. De Beauvoir(Beauvoir, 1949) “The Second Sex” makalesinin girişinde bizlere şu soruyu sorar: Kadın nedir?

İnsan beyninin ikililikler üzerinden etrafını ve kendini anlamdırdığını belirten Beauvoir, kimliklerin inşasında ötekilerin rolünün altını çizer. Self and other, yani ben ve öteki inşasında ben yani insan olanın erkek, ötekinin ise kadın olduğunu bize makalesinde açıklarken kadının da kendine other konumundan baktığını söyler. Gerçekten de insanların rüyaları incelendiğinde kadınların ve erkeklerin çoğunlukla erkek karakterleri görmesi bu bağlamda açıklanıyor psikoloji biliminde. Filmde ise izlediğimiz mücadele nesneden özneye dönüşebilmek aslında. Kadınlar sürekli kendilerini gündelik işler üzerinden değerlendirip eleştirirken, normal olanın erkek olduğunu kadınların zihninde de yer ettiğini görürüyoruz. Laura’nın arkadaşı evine ziyaretine geldiğinde, Laura için bu bir dönüm noktası oluyor. Ne kadar öz güvenli olup ve kendini Laura’dan daha becerikli görse de bir kadın olarak kendini yetersiz hissettiği filmde çok açık biçimde anlatılıyor.

Belki de arkadaşının ölecek olması, belki de ona dışarıdan bakabilip aslında buna mahkum olmak zorunda olmayışlarını farketmesi Laura’da bir şeyler uyandırıyor. Laura bu sahneden sonra pastayı yapabiliyor ve ölmeye karar veriyor. Bir karar alması, ölüm bile olsa onu güçlü kıldığı için bu pastayı yapabildiğini görüyoruz. Seçimleri elinden alınan bir insanın ölmeyi seçen bir insandan daha zayıf olduğunu görüyor, ilk defa bir karar alan Laura’nın ise filmde giderek güçleneceğine tanık oluyoruz. Laura için değişen şey Laura’nın kendisine özne olarak bakması oluyor. Akşam yemeğinde kocasının gözünden Laura’yı izlerken, Laura bu objeleştirmeyi sadece ve sadece kendini bir özne olarak fark edebilmesiyle aşabiliyor. Yani, kadın kendini öteki değil ben olarak gördüğünde dış dünyanın dayatmaları aşması kolay bir ilizyona dönüşüyor. Tek yapması gerek sadece çekip gitmek oluyor.

Laura kendi seçimini yaptığı an ölmekten kurtulurken, Virginia’nın intiharı tarihsel bir gerçek olmasından ötürü havada kalıyor gibi belki de. Bu intiharı bir mektupla anlamaya çalışmak ne denli mümkündür bir muamma iken, yazarın ölmesini iktidarın ölmesi olarak görüp bunu özgürleşmenin koşuluna bağlamak mümkün. Öte yandan bu intihar başka şekillerde de okunabilir. Kız kardeşinin dediği gibi Virginia’nın iki hayatı vardı. Virginia’nın kitabındaki kadını özgürleştirip kendini öldürmesi aslında gündelik hayatta ona deli muamelesi yapan ve onun iyiliği için onu hapseden bir yaşam biçimini reddemesi olarak da yorumlanabilir. İktidar gerçekten de kadını kadının iyiliği için koruyarak bastırır ve aslında bu açıdan iktidar aslında anneyle de benzeşir. İki yazar da filmde intihar ederken kendilerine fazla gelen anneye de isyan ediyorlardı bir bakıma.

S. De Beauvoir makalesinde kadının neden değişemediğini, öteki konumundan sıyrılamadığını sorguluyor ve sonuç olarak kadının bu değişimi talep edememesinden kaynaklandığını savunuyor. Kadınlar diğer kimlikler altında bölünüyor; burjuva kadın, siyah kadın ve işçi kadın için önemli olan kadın kimliği değil öteki kimlikleri oluyor çoğu zaman. Filmin son sahnesinde birbirleriyle tartışan ve birbirine ön yargılı olan kadınların, Clarissa’nın kızının Lauren için canavar demesi gibi, birbirleriyle dayanışması S. De Beavoir’in belirttiği gibi ancak bir kadın kimliği bilinciyle birlikte dayanıştıklarında özgürlüğün mümkün olacağını belirtiyor.

Kaynakça:
Beauvoir, S. De (1949) The Second Sex.

Yazar Hakkında

Elçin Yıldız

''Ben Elçin,1993 İstanbul doğumluyum aslen Balıkesirliyim.
Kendimi bildim bileli sinemayı sevmiştim ancak ilk başta bir diğer tutkum olan aşçılık alanında eğitim aldım bir süre sektörde çalıştıktan sonra sinemanın peşinden gitmeye karar verdim ve kendimi Yeditepe Üniversitesi Radyo Sinema Televizyon bölümünde buldum.''

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti