Sinemuayene: Close-Up

Enes Altınok, İran Sinemasının dünyaya açılmasını sağlayan Abbas Kiarostami filmi  “Close-Up” Sinemuayenesiyle Preminger Kalem Dairesi’nde!


Merhaba Premingerler,

Muayene edilmeyi bekleyen epey bir film birikmiş. Uzun bir karar verme zamanından sonraki ilk Sinemuayeneyi, Abbas Kiarostami’nin 1990 yapımı “Close-Up“ı üzerine yapmayı karar verdim. Yüzeysel bir şekilde açıklayacak olursak fakirlikten ve açlıktan kırılan bir gencin zengin bir aileyi ünlü bir yönetmenin kimliğiyle dolandırması üzerine kurulu bir film.

Yalnız bu filmdeki dolandırma öyle diğer örneklerdeki gibi art niyetli değil. Daha fazlasını birazdan Sinemuayenemizde öğreneceksiniz!

TEŞHİŞ ÖNCESİ

1989 yılında Sorush dergisinde muhabir Hasan Farazmand, Sabzian adlı bi gencin kendini, zengin bir aileye, İranlı ünlü yönetmen Muhsin Makhmalbaf diye tanıtıp aileden sahte kimlikle 1,900 tümen çalmaktan tutuklanmasını haberleştirmiştir. Kiarostami, bu haberi okuduğunda ön çalışmalarını yaptığı filmin çalışmalarını durdurur ve Sabzian’ı hapishanede ziyaret eder.

Görüşmede genç adamın büyük bir sinema aşığı olduğunu ve amacının hırsızlık olmadığını, sinema ve sevdiği yönetmen Makhmalbaf uğruna aileyle temas halinde olduğunu söyler. Kiarostami, derhal hükümetten duruşmayı çekme izni alır ve duruşmayı kayda alır.

Kiarostami, duruşma bitince hapishanedeki görüşmelerinden yola çıkarak Sabzian’a verdiği sözü tutar: Genç adamın acılarını ve sinema aşkını beyazperdeye aktarmak.

Bu suretle Kiarostami filmde hiçbir gerçek oyuncu kullanmaz, bunun yerine hem Ahankhah ailesini hem Sabzian’ın kendisini hem de haberi belgeleyen Farazmand’ı oynatarak olayları beyazperdeye aktarır. Nihayetinde Sabzian’ı esas Makhmalbaf’la tanıştırır ve son sahnede gördüğümüz motor gezintisiyle Ahankhah ailesine ziyareti kameraya çeker.

OLMAK YA DA OLMAMAK

Hasan Farazmand, taksiye atlayıp bir villaya doğru askerlerle yol alır. Villaya vardığında ilkin kendi arabadan iner ve evden ev sahibiyle çıkar. Askerlerle konuştuktan sonra, askerler evden Sabzian’ı alırlar ve yola koyulurlar. Ardından hapishaede çalışan askerlerle röportaj yapılır. Askerler zanlının çok da zararlı olmadığını aksine soygun yapacak bir görünüşe sahip olmadığını söylerler.                                     Hapishanede Sabzian’ı, yönetmen Abbas Kiarostami ziyaret eder. Genç adama neden tutuklandığını sorar. Genç adam, sinema sevgisini ve İranlı ünlü yönetmen Makhmalbaf’a olan hayranlığını öne sürer. Hırsızlık gibi bir niyeti olmadığını söyler.

Kiarostami, duruşmaya katılmak istediğini bildirir ve müftülükten izin alır. Duruşmada Sabzian, sahtekarlıktan yargılanır. Duruşma sırasında Sabzian’ın yanı sıra Ahankhah ailesinin üyeleri ve gazeteci Farazmand da ifadelerini verirler. Duruşmada olayların en başındaki zincire döneriz: Sabzian’ın otobüste Bayan Ahankhah’la otobüs yolculuğu sırasında karşılaşır.

Sabzian, yanında oturan Bayan Ahankhah’ın elinde Makhmalbaf’ın son filminin senaryo kitabını görür. Sabzian da fırsatı değerlendirerek kendisini Makhmalbaf olarak tanıtır. Bayan Ahankhah, bir yönetmenin toplu taşıma aracında seyahat etmesinin tehlikeli olabileceğini düşünür fakat Makhmalbaf (ya da bu adı kullanan Sabzian), halkın arasına inmek ve tahlilini yapabilmek için otobüste seyahat ettiğini söyler. Ardından kadının elindeki kitabı imzalar. Bu sırada da Makhmalbaf yeni bir filmin üzerinde çalıştığını söyler, bunun üzerine Ahankhah ailesinin evine davet edilir. Aile üyeleri tarafından çabucak benimsenir. Onları filminde oynatacağını hatta ailenin küçük oğlunun oyunculuğa merakından faydalanarak onu filminde oynatacağını söyler. Bunun yanı sıra ailenin oğullarından birinden taksi parası için 1,900 tümen borç almıştır.  Hayatın işleyişini öngörmek zor  ki, günün birinde ailenin oğlu bir sinema dergisini incelerken Makhmalbaf’ın son filminden bir kesit görür. Orada yönetmenin saçının daha koyu olduğunu ve daha geçn göründüğünü söylemiştir..

İşler bundan sonra işler karışır. Ardından Makhmalbaf’ın yurtdışında bir festivalde ödül aldığı haberini alırlar fakat Yalancı Makhmalbaf’ın bundan haberi yoktur. Bunun üstüne esas Makhmalbaf, telgraf çekip ödül için şükranlarını dile getirdiğini öğrenirler. Artık Ahankhah ailesi bir dolandırıcıyla karşılaştıklarının farkındadırlar.

DOLANDIRICILIK MI, SİNEMAYA SEVGİ GÖSTERİSİ Mİ?

Yalancı Makhmalbaf, sözde yeni filminin aileye çekim provalarının yapılacağını söyler. Bay Ahankhah, Sabzian ve küçük oğlunun dışarıda olduğu bir zaman durumu polise ve gazeteci Farazmand’a bildirir. Sabzian, eve geldiği zaman polis tarafından hiçbir direnişte bulunmadan tutuklanır.

Tüm bunların ardından duruşmada aile, Sabzian’ın paralarını çalmak için sahte kimlik kullandığını öne sürmeye devam ederler. Söz hakkı Sabzian’a doğduğu zaman bir matbaada çalıştığını ve parasızlıktan kırıldığını belirtir. Parayı da aslında ailesine bakmak için aldığını söyler. Bunun yanı sıra yönetmen olma hayaliyle yanıp tutuştuğu ve sinemaya tutkun olduğu için aileyle temasa geçtiğini belirtir.

Yargı salonundaki herkesi sinema sevgisi ve hırsızlık gibi bir niyeti olmadığına dair ikna ettikten sona aile şikayetini geri çeker ve önceden sabıkası da olmadığı için dava düşer. Dava çıkışında Sabzian, idolü Makhmalbaf ile tanışır. Sabzian gözyaşlarına boğulur ve idolünden özür diler. İdolü onu teselli ederek motosiklet gezisine çıkarlar.

Yolda bir çiçekçiden çiçek alırlar ve Ahankhah ailesinin kapısının önünde dururlar. Sabzian zili çalar, kendini tanıtır fakat kapıyı açmazlar. Makhmalbaf zili çalıp kendini tanıttığında kapıyı Bay Ahankhah açar. Sabzian, Makhmalbaf’ın huzurunda Bay Ahankhah’dan özür diler ve elinden öper.

Nihayetinde film, elinde bir saksı çiçeği tutan Sabzian’ı yakın planda çerçeveleyerek son bulur. Böylece Kiarostami, Sabzian’ın acılarını beyazperdede onun yerine haykırmıştır.

YAKIN PLAN / GENİŞ PLAN

Close-Up, sadece yaşanmış bir olayı kurgusallaştırılmış bir şekilde göstermekle kalmaz aynı zamanda medyanın bir haberi sadece tek bir gerçeklikle sunduğunu yani olayın gerçek iç yüzünü araştırmaktansa sonuca bakacak şekilde saddece görünürdeki eylemlerin tıraşlanarak sunduğunu gözler önüne seriyor.

Ayrıca o zamanki ekonomik durumdan nasibini alan Sabzian, açlık ve fakirliğin etkisiyle kameradan ziyade davranışlarıyla kendi filmini yaratıyor. Sinemanın yaptığı gibi yalan söyleyerek aileden para ödünç alarak hayatta kalmaya çalışıyor. Filmin dünyası seyirciye ayrıcalıklı sınıfın oldukça dar bir kesimde olduğunu ve halkın çoğunun açlığa terk edildiğini, mantıklarının da buna bağlı olarak sekteye uğradığını gözler önüne seriyor.

Bu muayenede doğrusal bir anlatı çizgisinde film anlatılmış olsa da, Close-Up bu doğrusalıığı kırarak olayları ele alıyor. Filmin ilk birkaç dakikaları, muhabirin gözünden gösterilir: Sabzian tutuklanır, karakoldaki askerlerle ve Ahankhah ailesiyle olay hakkınds röportajlar yapılır. Ardından Abbas Kiarostami’nin Sabzian’la hapishanedeki görüşmesine odaklanılır. Duruşma esnasında ise geçmişle gelecek arasında mekik dokunur ve olaylar muhabir dışında Sabzian, Bay Ahankhah, Bayan Ahankhah ve Ahankhah’ın küçük oğlunun perspektiflerinden de gösterilir. Bu da bir taraftan olayların doğruluğunun kişiden kişiye göre değiştiğini ve nesnellik/gerçeklik kavramlarının yeniden sorgulanması gerektiğini de düşündürüyor.

Özetle filmin adının da “Yakın Plan” olması tamamen bu başlıkta anlatılanlardan dolayı, yani bir olay karşı sadece geniş plandan bakılmasından ziyade, yakın plandan bakılması gerektiğini vurguluyor.

SONUÇ

Close-Up, hem Kiarostami’nin dünyası hem İran sineması hem de İran kültürüne meraklı olan herkes için baş ucu filmlerinden biri olmakla kalmayıp ahlak, gerçeklik, yoksulluk ve zenginlik kavramlarını sinema üzerinden işleyen kurgusal bir belgesel filmi.

 

Yazar Hakkında

Enes Altınok

Yılbaşı 1997 yılı geldi çatmıştı; fakat içeride keyifler güzeldi. İki buçuk saat sonra dayanamayıp dünyaya gözlerimi açmışım. Nedeni, meraktan.
Kısacası kitap okumayı, film izlemeyi, müzik dinlemeyi seven ve kronik merak bozukluğuna sahip biriyim. Hayatım Ankara-Bursa-Berlin-İstanbul karesinden ibaret. Üç dilimiz var: Türkçe, Almanca ve İngilizce. Tek kötü yanımız da gereğinden fazla kırılgan olmamız. Onun dışında yazarak daha iyi anlaşan bir hikaye anlatıcısıyım aslında. Sizlerle bu şekilde bağ kurmayı hedefleyen biriyim.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti