Sinema ve Renkler

Yazarımız Zeynep Bozik bizler için sinemada renklerin ifade ettiği anlamları örneklerle açıklıyor.


Sinema, hayatında tek bir film izleyen birinin bile kabul edeceği bir iletişim üzerine kuruludur; görsel iletişim. İzlediğimiz filmlerde senaryo çok büyük bir etken olsa da doğru görsel dil kullanılmadığında anlatmak istediğini anlatamayacak, böylelikle pasif kalacaktır. Yıllardır birçok usta yönetmen bu işin önemli noktalarını kavrayıp, filmlerinde kullanıyor. Bu yazıda o püf noktalardan bir tanesinden bahsedeceğim; renkler. Sinema bir sanat ise eğer (ki tartışılmaz derecede bir sanat dalıdır) filmlerde bir ressamın kullandığı titizlikle kullanılmalıdır renkler. Her biri bir anlam ifade eder ve senaryonuzun taşıdığı hisleri vermenizde oldukça işlevli bir yoldur.

Gelelim ifade ettiklerine…

Kırmızı:

Bu renk tutkuyu ve şehveti akla getirdiği gibi, öfke gibi negatif bir coşku taşıyan duyguları da hissettirebilir. Arzuları uyandırır ve birçok sahnede izleyeni kışkırtıp içindeki bastırılmış coşkuları uyandırır.

Turuncu:

Turuncu tonlarına göre ayrılır. Koyu tondaki turuncu kırmızıyı anımsatacağından öfke duygusunu tetiklerken, açık tondaki turuncu sarı ve beyazı anımsatarak sakinlik verir. Aynı zamanda toplumla ilgili duyguları harekete geçirdiği bilinir.

Sarı:

Sarı bilgeliği ve şefkati dile getiren bir renktir. Fakat oyuncunun negatif mimikler sergilediği ve gerilim dolu bir sahnenin içerisinde olduğu filmlerde korkaklığı hissettirdiğinden gerilim filmlerinde seyirciye rahatsızlık hissini geçirmek üzere kullanılır.

Yeşil:

Yeşil her daim doğanın rengidir. Zihinsel olarak sakinleştiren bir etkisi bulunur. Aynı zamanda yaratıcılığı körükler. Orman sahnelerinde doğanın bir getirisi olarak birçok ağaç görmemizin bizi kolaylıkla sahnenin içine taşıması bundan kaynaklanır.

Mavi:

Mavi sakinleştirmede en güçlü renktir. Huzuru simgeler. Karakterin hayatının rutine bağlandığı veya içsel bir karmaşa içinde olmadığı sahnelerde sıklıkla kullanılmasının sebebi budur, izleyiciyi gevşetir. Aynı zamanda algıyı arttırır.

Siyah:

Gücü, kudreti ve otoriteyi ifade eder. Çoğu insanda yarattığı olumsuz etkinin yanı sıra kapatıcı bir renk olmasından ötürü konsantrasyonu arttırdığı gözlemlenmiştir. Çoğu filmde asi ve baş kaldırıcı karakterlerin siyah rengi tercih etmesinin sebebi budur. Otoriteyi net bir şekilde simgeler. Bunları bir araya getirirsek ışık yardımıyla renkleri sinemada yoğun bir şekilde kullanmak izleyiciye diyalog ve karakterlerin aracılığı olmadan birçok hissi geçirebilmek demektir. Bunun en güzel örneklerinden birkaçını David Lynch filmlerinde vermektedir. Farklı anlamlar ifade eden renkleri aynı sahneye yerleştirerek karşıtlığı ve izleyicinin karakteri düşündüğünde hissetmesi gerekeni yaratıp ortaya koyar. Ünlü yönetmen bu tekniğini “Sinemanın asıl büyüsü içgüdülerle hissetmekte…” sözleriyle ifade ediyor diyebiliriz.

Lynch’in birçok filminde mavi ve kırmızı rengi bir arada kullandığını görebiliriz. Renklerin anlamlarına bakıldığında bunun nedeni ortaya çıkar; kırmızı tutkuyu ve merakı uyandırırken mavi dinginlikle örter. Mavi saklayıcı bir renk olduğundan gizemi hissettirir. İki zıt hissin bir arada  kullanılması ise seyircide hiç şüphesiz git-gel ile beraber daha fazla merak uyandıracak ve onu sarsacaktır. Sinemada renk kullanımının hassasiyetini bilmeyen insanların belki de ilk soracağı soru “Neden bu kadar fazla renk kullanılmış?” olabilir. Ama izlenildiğinde uyandırdığı hislere inip düşünmek gerekir.

Bunu Mavi Kadife filminde ve Kayıp Otoban filminin koridor sahnesinde de görebiliriz. Mavi ve kırmızı oldukça yoğun gösterilir, hatta bir saniye için sadece rengi gördüğümüz anlar vardır. Sahnedeki kadın karakterin gerçeklik dışına çıkacak kadar yoğun bir tutku hissettiğini yoğun kırmızı renklerle ifade ederken karakterin kafasının karışık olmasından dolayı düşünememesini de mavi renklerle ifade eder. Filmin afişinde bile mavi ve kırmızının yoğun olarak bir arada kullanımı görülür. Belki de Lynch’in filmlerinin hala oldukça güçlü bir şekilde izleyici sarmasının sebebi, insan psikolojisinde hisleri uyandırma yolunu çok iyi bilip uyguluyor olmasından dolayıdır.

Kayıp Otoban
Mavi Kadife

İnsan ilişkilerinde de sıkça söylenen bir şey vardır; doğrudan söylemektense, hissettirerek eyleme dökmek her zaman daha etkili bir yoldur. Sinemada da geçerli olan bir yol… İnsan psikolojisini etkileyen noktaları göz önüne koymaktansa bilinçaltına yerleştirmek her zaman daha etkili sonuçlar yaratır.

 

 

Yazar Hakkında

Zeynep Bozik

Sanatı kendine kanat edinmiş, edebiyatın kelimelerinden kendine bir gökyüzü yaratmış ve o gökyüzünü bir sinema perdesi olarak kullanma hayali ile yaşayan bir insan. Sinema öğrencisi, senaryo yazarı, roman yazarı, kendini yetiştirmeye çalışan bir yönetmen. Bunlardan artan zamanlarını da sahipsiz sokak hayvanlarının beslenmesi ve tedavilerine ayırıyor.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti