Hisdeş Sözcükler

Merhaba Preminger,

Normalde bu hafta sizlerin karşısına François Truffaut’nun “Siyah Gelinlik”filminin sinemuayenesiyle karşınıza çıkacaktım; fakat insanın yüreğine konan kelebekleri hoş görün çünkü hayatımın seyrini değiştirdiler biri sayesinde. Onunla bir kelime icat ettik: hisdeş, çok da orijinal olmasa gerek. Bu yazım bu kelime üzerine. Şimdiden iyi okumalar!

İnsanlar dillere pelesenk olmuş, içi oldukça boşaltılmış lakaplar kullanırlar. Bilhassa, kelebeklerin karında ya da yüreklerde uçuştuğu zamanlarda. Hatta bir dizide ve üniversitede bir hocamın kullandığı “aşkito” kelimesi yahut “aşkım”, “sevgilim”, “bir tanem” yahut arkadaşlar arasında “aga”, “kanka”, “kankito” ve türevlerinin ağızda tatsız cikletlere dönüşmesi, sözcüklerdeki samimiyetin de solmasına neden oluyor.

Yanlış anlamayın a dostlar! İsteyen, içine sindiği kelimeyi kullansın ama samimiyetiyle kullansın. Kullandığı kelimelerle sevdiğini, kızarmış tavada eriyen tereyağı gibi eritebilmeli ve onunla birlikte eriyebilmeli. Bazen aşk tavasında birlikte erimek yetmeyebiliyor, o yüzden de biraz baharat ya da tatlı biber koymakta fayda olabiliyor. İşte, o baharat yeni bir kelime olabilir ya da ortak diller lügatının ilk sözcüğü olabilir. İşte o kelime kendi açımdan konuşacaksam “hisdeş”. “Duygudaş” kadar mesafeli bir kelime değil, bu kelime kendi içinde bahar esenliğini yahut bir güz sabahının armağan ettiği içten güneş hüzmelerini ve daimi sevginin daimi sıcaklığını barındıran “hisdeş” insanlar için üretilmiş bir kelime.

Benim için “hisdeş” hiçbir şekilde hafif alınacak bir kelime olmayıp, aksine içinde bir yoğunluk barındırıp herkese verilmeyecek ve belki de sadece bir kişiyle paylaşılabilecek bir kelime. Mucidi çok değerli biri olup karnımdaki kelebekleri dirilttiği için bu kelimeye gözüm ya da hayati organlarım gibi bakacağım. Haliyle o da bakacaktır.

Velhasıl, bir sevdiceğiniz var ise ya da sırtınızı yasladığınız can dostunuz yahut anneniz, babanızla iyi anlaşıyorsanız onunla/onlarla kendi ortak sözcüklerinizi oluşturun ve kendi içinizde değerlensin ki aradaki sarsılmaz bağ pekişsin.

Tatil dönüşü insan hayatının ekseni olumlu yönde kayınca, bu yazıyı kaleme almak durumunda kalıyor. Varsa sizin de “hisdeş” kelimeleriniz, bizimle de paylaşın Preminger dostları! Belki Premingerce diye bir dil oluştururuz, kendi jargonumuzu oluşturarak “hisdeş” sözcüklerimiz olur.

Bu arada unutmadan, Hisdeş: “Aynı hisleri paylaşan kimseler”, anlamına gelmektedir. Zor bir matematik sorusu değil fakat aynı hisleri paylaşan kimseler ince ve sıcak ünlülerden oluşan bir kelimeyi hak ediyorlar.

Haftaya yepyeni bir yazı yahut sinemuayene ile görüşmek üzere Preminger!

Hisdeşçe günlere…

Yazar Hakkında

Enes Altınok

Yılbaşı 1997 yılı geldi çatmıştı; fakat içeride keyifler güzeldi. İki buçuk saat sonra dayanamayıp dünyaya gözlerimi açmışım. Nedeni, meraktan.
Kısacası kitap okumayı, film izlemeyi, müzik dinlemeyi seven ve kronik merak bozukluğuna sahip biriyim. Hayatım Ankara-Bursa-Berlin-İstanbul karesinden ibaret. Üç dilimiz var: Türkçe, Almanca ve İngilizce. Tek kötü yanımız da gereğinden fazla kırılgan olmamız. Onun dışında yazarak daha iyi anlaşan bir hikaye anlatıcısıyım aslında. Sizlerle bu şekilde bağ kurmayı hedefleyen biriyim.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti