“ORTADOĞU’nun GÖBEĞİNDE YÜZEN BİR GEMİ, KIBRIS”

Böyle tanımladı kendisiyle röportaj yaptığımız kişilerden biri. “Ortadoğu”,” Gemi” ve Kıbrıs. Kelimeleri ister ayrı ayrı, ister cümle içindeki gibi ele alın, her yönüyle tüyleri diken diken ediyor bu birliktelik. Peki,  nereden geldik buraya. Neden Kıbrıs diyoruz, gemi diyoruz, Ortadoğu diyoruz. Gelin hep birlikte gündemi bir de kendi açımızdan yorumlayalım.

-Emel Gökmen’in değerli katkılarıyla-


Cenevre’de bazı görüşmeler yapılıyor bugünlerde. Konu, 2004’te uygulamaya konulamayan Annan Planı’yla gündeme gelen Kıbrıs Federe Devleti’ne yakın özellikler gösteren bir Kıbrıs Devleti’nin tekrar kurulması ve kurulacak devlette Türkler ile Rumların nasıl temsil edileceği, devletin nasıl idare edileceği. Biz işin diplomasi kısmına madde madde girmeyip, kendimizce önemli gördüğümüz bazı başlıklara Kıbrıslı Türklerin görüşlerini de yansıtarak değinmeye gayret göstereceğiz.

Konu ile alakalı kısa karşılaştırma için :
http://appsaljazeera.com/interactive/2017/kibris_farklar/

 

  • (Annan Planı’na göre Kıbrıs toprak paylaşımı)

 

 

Kıbrıs’ın tarihteki serüveni konusunu yine değerli kalemlerimizden olan sayın Öner’den daha detaylı şekilde bekliyoruz ama mevzunun anlaşılması için bir genel çerçeve çizmekte fayda var diye düşünüyoruz. Osmanlı’nın son döneminde İngilizlerin kontrolüne verilen ada, Lozan’da da tamamen Türk Siyasi gündeminden çıktı. 16 Ağustos 1960 tarihine gelindiğinde Yunanistan, Türkiye ve İngiltere’nin garantörlükleri ile Kıbrıs Cumhuriyeti Devleti kuruldu ve bu üç ülke, devlet kurulurken belirlenen şartlara uyulmadığı takdirde bireysel müdahale haklarına sahiplerdi. Devamındaki süreçte Yunanistan ile birleşme hayali içinde olan ayrılıkçılar (EOKA), önce İngilizlere daha sonra da adadaki Türklere karşı saldırılara başladı. Saldırıların şiddeti günden güne artınca Türk Silahlı Kuvvetleri 20 Temmuz 1974 tarihinde “Ayşe tatile çıksın!” parolasıyla adaya müdahale etti. 15 Kasım 1983 tarihinde ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) bağımsızlığını ilan etti.

                                                     

( KKTC Bayrağı)                                                                                 ( Kıbrıs Cumhuriyeti Bayrağı)

 

İşte biz de dünya üzerinde sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından tanınan, bir kimlik ve varlık mücadelesi veren Kıbrıslı Türklerin kendi içlerinde yaşadığı var olma mücadelesi ile geçmişten kalan kötü hatıralar arasında tekrar gündeme gelen yeni bir Kıbrıs Federe Devleti kurulmasına karşı verdikleri tepkileri, düşüncelerini ve bunun Türkiye açısından, bizce, muhasebesini yapmak için bir yazı dizisi hazırladık.

 

Görüşmelere olumlu ve olumsuz yaklaşan Kıbrıslı Türklerin hepsinin kendilerince haklı sebepleri olduğu aşikar. Biz de olumlu yaklaşımlar, olumsuz yaklaşımlar ve bizim çerçevemizden olmak üzere konuyu ele alacağız. Umarız ki amacımıza ulaşır, oradaki insanlarımızın da seslerini hasbelkader duyururuz.

Kıbrıs Dosyası, açılıyor.

 

Yazar Hakkında

Onur Kovacı

1996 yılının soğuk bir ayında Denizli'de doğdum.Şuan İstanbul'da, İstanbul Üniversitesi'nin havasını teneffüs etmekteyim. Lise dönemlerimden beri hep içimde olan "bir şeyler üretmek,her zaman üretmek ilkesi" ile "olmaz" denen şeyler üzerine gidiyorum. Coğrafya alanında özgün çalışmalar yürütmek hevesindeyim.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti