MUTLU SON

Sayın ilgili ; her kim kendini ne kadar ilgili hissediyorsa o denli muhattabıdır bu yazının.

BÖLÜM BİR
” Önemli”

 


Aç parantez yazıya başlamadan önce siz değerli okuyucularıma kısa bir bilgilendirmede bulunacağım. .
Ülkemizde her şey yanlış aksettirildiği gibi tiyatro eleştirisi de yanlış aksettiriliyor.Bu nedenle oyunu ele almadan önce cevaplanması gereken bir sorum var.

Eleştiri nedir ve niçin yapılır ?

Sözlük anlamıyla eleştiri,bir kişi,eser ya da konuyu doğru ve yanlışlarını göstererek anlatmak amacıyla yazılan kısa metinlerdir.Eleştiri de amaç;eseri doğru ve yanlışlarıyla bir üst noktaya taşımaktır.Bu yüzdendir ki eleştiri , eseri daha iyiye götürmek için yapılır.
Fakat çok üzülerek söylüyorum ki ülkemizde eleştiri , sadece yanlışları anlatmak amacıyla yazıldığı için hak ettiği değeri kaybetmiştir.Kaybolan bu değeri yükseltmek için bu yazımda Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Deneme Topluluğu’nun ”Mutlu Son” oyununu ele alacağım.

BÖLÜM İKİ
Genel Hatlarıyla ”Mutlu Son”

Sahne Sanatları’nın 48.oyunu Mutlu Son..Bu oyun diğer oyunlardan biraz daha farklı.Bu oyun’un sonu mutlaka mutlu sonla bitecek.
Bertolt Brecht ve Elisabeth Hauphtmann ortaklığında 1929 yılında yazılan oyun epik tiyatro’nun bir örneği olduğunu oldukça açık bir şekilde belli ediyor.Oyunu genel hatlarıyla değerlendirirken 1900’lü yılların Şikago’suna gitmemek olmaz. 44.Cadde ve Kutsal Ordu üzerinden ele alınan iyilik ve kötülük,doğru ve yanlış,erdem ve erdemsizlik kavramlarının çatışmasını yansıtılıyor.Oyunda Yeraltı dünyasının kirli işleri içinde olan bir gangster çetesi ile görevleri insanları tanrıya ulaştırmak güç ve paranın simgesi olan Kutsal Ordu’nun mücadelesi işleniyor..Oyun bu mücadele’nin içinde müziklerle birlikte seyirciyi güldürürken düşündürmeye çalışıyor.Dolayısıyla ”Mutlu Son” gerçekte olamayacak kadar güzel bir son ile sona eriyor.

 

 

BÖLÜM 3
DİKKAT ÇEKEN OYUNCULAR

Oyun 13 kişilik oyuncu kadrosuna sahip.8 erkek 5 kızın içinde bulunduğu oyuncu kadrosunu uzun süredir yakından takip ediyorum.Dikkatimi çeken bir çok oyuncu var.O yüzden hiç zaman kaybetmeden oyuncu kadrosunu sayıp onlar üzerinde değerlendirme yapmak istiyorum.Aç parantez onların oyunculuğunu değerlendirmek benim haddim değil.Sadece naçizane bir fikir benimkisi. Kapa parantez.

OYUNCULAR:
Sinek: Çağla Nefesoğlu
Bill Craker: Özgür Molla
Lilian Holiday: Ceren Türk
Sam Worlitzer: Burak Talı
Doktor Nakamura: Aykut Züngür
Albay: Akın Berk Sağıroğlu
Jimmy Dexter: Akın Kurt
Bob Dexter: Deniz Kayas
Johnny Dutsch: Erdem Kahraman
Mary: Duygu Demir
Jane: Özge Eren
Hanibal Jackson: Ulvi Kahyaoğlu
Mirjam: İlayda Akkın
1.Yabancı: Yusuf Nebioğlu
2. Yabancı: Gökmen Göçbeyli
Dedektif: Merve Nur Bengi
Clark: Faik Gürbüzlü
Ceset: Metehan Kaya

Bill Craker rolüne hayat veren Özgür Molla’ yı ”7 Santimetre ” kısa filminden tanıyor olmalısınız.İzmir Kısa Film Festivalinde Gelecek Vaad eden oyuncu ödülünün sahibi olan Özgür Molla bu oyunda, aldığı ödülün tesadüf olmadığını çok net bir şekilde gösteriyor.Karaktere has tavırlarını ,duygu değişimlerini, oyundaki birçok çatışmayı seyirciye çok güzel bir şekilde yansıttığını söyleyebilirim.

Bill rolünü kendine has tavırlarıyla yorumlayan Özgür Molla ,bütün sempatikliğiyle birlikte kötüden iyiye geçişi de çok güzel anlatıyor bizlere.Geleceğinin temellerini sağlamca atmış durumda gözüküyor.İleri ki zamanlarda onu perde de daha çok göreceğime şüphem yok.Yolun açık olsun Özgür Molla.

Oynadığı karakteri bir üst noktaya getiren bir başka isim Çağla Nefesoğlu, bu oyunda Sinek rolünü canlandırıyor.Keskin tavırlarıyla ,jest ve mimik hareketleriyle Sinek rolünü sempatikleştiren Çağla Sinekoğlu ,aynı zamanda siyahı çok güzel bir şekilde temsil ediyor.Bir gangster çetesinin liderliğini yapan Sinek,oyunun sonunda mutlu bir sona eriyor.O da Özgür Molla gibi sahnelere çok yakışıyor.Yolun çok açık olsun Sinek.

Sırada Devlet Tiyatrosuna koysan oynar dediğim Burak Talı var.Bu oyunda Sam karakterine hayat veriyor.Her zaman olduğu gibi bir üst perdeden oynayarak bizi hep ayakta tutmayı başarıyor.Sahneye çok hakim.Tiyatro için yaratılmış olduğunu düşünüyorum.Büyük oyunculuğunun yanı sıra küçük oyunculuğu da güzel bir şekilde sergiliyor.

O da çok sağlam adımlarla başarıya doğru ilerliyor.Ne diyor Sam ?Ne ayıp!Nezaket denen bir şey kalmadı!
Son olarak Johnny’e bir parmak basmadan geçemeyeceğim.Eski bir boksör olan Johnny rölünü Erdem Kahraman canlandırıyor.Sık Duygu değişimlerini repliklerinde rahatça göreceğimiz Johnny, seyirciden çok alkış alanlardan.

 

 

BÖLÜM 4
DETAYLAR

44.cadde’nin esintileri daha fuayede oyun öncesi gerçekleşen bir bildiri ile başlıyor.Yerlerde bulunan 44.caddeye gider yazısı göz alıcı noktaların başlangıcı sayılabilir. Ünlü Bill’in barı muhteşem detaylarla sahneye yansıltılmış durumda.Oyunda şapkaların öneminide es geçmemek gerekir.Sahne tasarımı son zamanlarda gördüğüm en iyi tasarımlardan birisi diyebilirim.

Bertolt Brecht’in ortaya çıkardığı Epik Tiyatrosu gereklerinden biri olan müzikler , oyuna bambaşka bir hava katıyor. Oyunda ki müzikler Seyirci’nin oyundan kopmamasını sağlarken aynı zamanda bunun bir oyun olduğu tekrar tekrar hatırlatılıyor.Oyunun komedi yönleri muhteşem sayılabilir.Emin olun ki oyuna gittiğinizde size gülme garantisi verebilirim.Birazda bilgi kasalım değil mi ?
Bertolt Brecht tiyatroda bütün tabuları yıkarak burjuva tiyatrosuna karşı yeni bir tiyatro akımı yaratmıştır. Brecht için çağdaş tiyatro, toplumsal sorunları ele alıp,sorunların nedenini ortaya çıkarmalıdır..Brecht’in epik tiyatrosu seyircinin aklına yönelmeyi amaç edinmelidir.Brecht epik tiyatro ile birlikte klasik tiyatrodaki yanılsamayı engellemek istemiştir.

Brecht’in epik tiyatrosunda herşey alışılmadık olmalıdır.Oyunda olumsuz olarak eleştireceğim noktalardan biri de bu. Brecht’in alışılmadık kavramını sahnede fazla göremedim.Oyunda eksik gördüğüm yönlerden biri de Brecht’in toplumsal sorunlara verdiği önemi ironik bir şekilde işleyişi sanki bu oyunda fazla üstüne gidilmemiş gibiydi.

Sineğin oyun öncesi bildirisinde ki amaç kilisenin elinde toplanan para ve gücü eleştirmekti.Oyun öncesinde bu eleştiriyi görsek de oyunla birlikte değerlendirdiğimizde bu ayrıntı boşa çıkıyor gibi.Yine de bu oyunun Deneme Topluluğu tarafından sergilendiğini unutmamak gerekir.Son olarak toparlamak gerekirse bir öğrenci oyunu olarak çok güzel bir oyun.Oyun’un içinden oldukça dersler çıkarabiliriz diye düşünüyorum.

 

BÖLÜM 5
TEŞRİFAT

Sıra oyunlarda en önem verdiğim kadroya geldi.Tiyatronun emekçileri..Oyunların geleceği.Teşrifat.Prömiyer oyunun’da onların heyecanlarını görmek beni çok mutlu etti.Seyirci sayısının artışıyla birlikte onlarında heyecanı arttı.Seyircilerin rahatlığı için herşeyi yaptılar.Teşekkürler Teşrifat..En çok sizin yolunuz açık olsun..Oyun da olduğu gibi yazı da mutlak bir sonla bitecek..

TEŞRİFAT EKİBİ
Ahmet Bozavlı
Arya Ecem Özdil
Aze Demirel
Begüm Erkan
Evrim İpek
Hazal Taşbek
Simge Peker
Umut Aydın
Umutcan Karaöz
Yiğitcan Gültekin
Yeliz Aksu
Zeynep Eser

 

 


BÖLÜM 6
MUTLU SON

Yazının mutlu son kısmına gelmiş bulunuyoruz.Bir Bertolt Brecht sözüyle sizleri baş başa bırakıyorum.

“Bir evimiz bile yok,sürgünüz sadece

Bizi kabul eden bir ülke çıksın diye

Bekliyoruz içimizde bir huzursuzluk,

Sınıra en yakın yerde.”

Bir başka yazıda görüşmek dileğiyle.Tiyatro ile kalın. Hoşça kalın…

Yazar Hakkında

Erdem Türsen

1995 yılının başlarında dünyanın başını ağrıtma göreviyle dünyaya getirildim. Şu aralar İzmir Katip Çelebi Üniversitesi'nde Medya ve İletişim okuyorum. Kendimi sade bir tiyatro olarak nitelendirebilirim.Tiyatroya sahip çıkmak için buradayım.İnsana dair her şey ile sizlerle buluşacağız sayın ilgili.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti