Mr. Nobody ile Seçimlerimizi Sorgulamak

“Dünya yaşıyormuş gibi davranmaya karar veren insanlarla dolu. Peki gerçekten yaşıyor muyuz?”

İsmini hayli çok duyduğum, arkadaşlarım tarafından son zamanlarda sürekli “artık izlemelisin!” denilen bir film hakkında konuşmak için buradayım bugün: Mr. Nobody.

Film hakkında spoiler vermeyeceğim, rahatlıkla yazıyı okuyabilirsiniz.

Mr. Nobody, 2009 yapımı bir Jaco Van Dormael filmi. Filmin yönetmeninden izlediğim ilk film bu; bu yüzden beni çok çeken şey yönetmen değildi. Başrol oyuncumuz idi: Jared Leto.
Son zamanlarda adından daha sık bahsettiren, sanırım en sonki Joker karakteri ile, Jared Leto’ydu. Requiem For A Dream’den kendisini biliyor olabilirsiniz ama siz yine de gidin ve kendisinin Dallas Buyers Club filmini izleyin. Neden mi? “Kendi cinsiyeti dışında bir karakteri bu kadar iyi canlandıran bir adam daha neler neler yapar,” dedirttiği için.

“Hayat bir oyun bahçesidir.”

Gelelim filme. Film Jared Leto’nun oynadığı karakterin yani Nemo’nun seçimlerini ele alıyor. Nobody hayatında öyle bir dönem geliyor ki, ya annesi ile ya da babası ile kalacak, işte olaylar burada başlıyor. Annesi ile kalsaydı başına gelecek ihtimaller neler olurdu, babasıyla kalsa ne olurdu? Bu kararlar sonsuz sayıda olasılık doğuruyor bize film içerisinde.

İhtimaller bize filmde düz bir zaman çizelgesinde verilmiyor. Bunun getirisi olarak da her zaman kafamızda ne olacağını düşünüyor, hangi ihtimalin olabileceğini saptıyoruz. Bu, filmi ayakta tutan çok önemli bir unsur. Seyirci son saniyeye kadar olacakları düşünüyor. Film bitince kendi ile başbaşa kalıyor. Hayatımda bunu şu şekilde yapsaydım ihtimalleri beni daha mı mutlu ederdi diye düşünmeden edemiyor.

“Seçim yapmadığın sürece, kalan olasılıkların hepsi mümkündür.”

Umarım 2092 yılında dünyada kalan son ölümlü kişinin – Mr. Nobody’nin hikâyesine siz de kulak verir ve bu hikayeyi dinlersiniz. Çünkü hem müzikleri hem de akışı ile iki saatlik bir şölen. Filmin sonunda kendinizi sorgulamaya başladığınızda hayata açtığınız yeni bir pencere olacak ve o pencere emin olun daha aydınlık günlere çıkıyor.

“Eğer patates püresi ile sosu karıştırırsan daha sonra ayıramazsın, sonsuza dek. Babanın sigarasından çıkan duman bir daha asla içine dönmez. Geri dönemeyiz. Seçmek, bu yüzden zordur.”

Yazar Hakkında

Bengü Akagül

Kitap okur, film ve dizi izler, yazı yazar. Fantastik ilk göz ağrısı olsa da son zamanlarda birçok türde okumakta ve izlemektedir.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti