İNCİR ÇEKİRDEĞİNİ DOLDURAN MESELELER

-Kaptan Muhabbeti-

Yolculuk yapmayı sevmeyen var mıdır? İllaki vardır. Bunun yanında sevenlerin oluşturduğunu topluluğun kat be kat fazla olduğu kanısındayım. Peki, uzun yolculuk sevenler? Yine sevenler çoğunlukta lakin oran birazcık düşer gibi oldu. Peki, otobüs yolculuğu sevenler? İbre gene bizden yana ama oran gene aşağıya sallandı.


Gezip tozmayı sevenler olarak vazgeçilmezimizdir uzun ve keyifli otobüs yolculukları. Neredeyse her şehirde bulunan havaalanları bazen çok cazip görünse de otobüs yolculukları hepimizde tutkudur, bilirim. İşin tutku boyutunu şöyle özetleyeyim;  şehirlerarası otobüslerin kendine has kokusunu özlediğim ve sırf bu yüzden 20-25 dakika sonra gelecek servisi beklediğim zamanlar olmuştur okul yolunda, hafif yağmur yağsa da. O koku çok başka çünkü.

O halde yavaş yavaş parçaları birleştirelim. Koku hazır, araç da tamam, yolu da buluruz bir şekilde. Geriye ne kaldı? Tabii ki şoförümüz, nam-ı diğer “kaptan”. Şehirlerarası yolcu taşımacılığı yapan firmalarda mümkün olmasa da katıldığınız bazı özel tur ve organizasyonlarda gece uyku tutmadığı vakit usulca kaptanın yanındaki muavin koltuğuna, mümkün değilse de bir arkadakine mutlaka misafir olun. Ve kendinizi yolun uçsuz bucaksızlığına bırakın.

Mezit Tünellerinden Biri
Kırkgeçit Tünelleri    http://wowturkey.com/t.php?p=/tr665/onur_kovaci_DSC_1570.jpg

Kamuoyundaki genel algının aksine, kaptan ağabeylerimiz derya deniz insanlardır. “Benim” diyen kişiden çok daha fazla şehir görmüş, değişik tecrübeler tatmışlardır. Şehirle sınırlı bırakmayalım, son dönemlerde hatırladığım iki kaptanım “gitmediğin yer kaldı mı kaptan?” soruma,”İçerde mi? “(yurt içi), “Dışarda mı?” (yurt dışı) diye karşılık vermişti. Ben de aynı şaşkınlıkla kalakalmıştım.

Her zaman yurt dışı hikâyeler dinleme şansınız olmasa da, mesela Adana Gaziantep otoyoluna doğru seyrederken “Kırkgeçit” tünellerinden hemen önce gün doğumunu izlemek için davet alabilirsiniz muavin koltuğuna. O saatlerde uyumamanız ve ilgili görünmeniz şartıyla tabii.

Konya-Ereğli Karayolu         http://wowturkey.com/t.php?p=/tr665/onur_kovaci_DSC_1561.jpg

Veya “Lâpseki” kavşağı sonrası Çanakkale’ye doğru giderken şehre 10-15 dakika kala Mehmet Akif’in “Çanakkale Şehitlerine” şiirini mikrofondan tüm otobüse okuma daveti de gelebilir. Daha öncesinde kaptanın hemen yanında, koridorda, oturup şiirin ilk kısmını kaptanla kendi aranızda ezbere düet yapmak koşuluyla tabii.

Veya sadece bir arka koltukta oturarak İstanbul’un tarihi ilçelerinden birinde son 40 yıllık değişime ve aynı mahalleden olan bir Yardımcı Doçent ve bir otobüs şoförünün -ki Yıldız Teknik üniversitesinde makine mühendisliğini iki sene sonra otobüs şoförlüğü uğruna bırakan bir kaptanımız- birbirine hiç temas edemeden aynı sokaklar ve aynı dönemi içeren çocukluk yıllarını ve bilmeden tanışıklıklarını hayretle dinleme şansı yakalayabilirsiniz.

cimg0072
Şanlıurfa-Viranşehir Arası

Hâsılı, eğer dışarıda seyredecek bir şey kalmamışsa, otobüsteki herkes – yanınızdaki yol arkadaşınız dahi- uyumuşsa, otobüs tatlı virajlara kendini bırakmışsa, kaptana usulca yaklaşın derim. Çünkü onda,en azından, bir incir çekirdeğini dolduracak malzeme kesinlikle vardır. Yeter ki siz isteyin. Ve bir ricam, her sene en azından bir kere otobüsle seyahat edin.

 

  • Dipnot: Hareket hâlinde şoförü rahatsız etmeyin!
  • Dipnot2: Metinde geçen kaptanlarıma, (sırasıyla Veli kaptan,Yakup kaptan, Ahmet kaptan) kazasız belasız yolculuklar diliyorum. Her daim yolları açık,muhabbetleri bol olsun. 

 

 

Yazar Hakkında

Onur Kovacı

1996 yılının soğuk bir ayında Denizli'de doğdum.Şuan İstanbul'da, İstanbul Üniversitesi'nin havasını teneffüs etmekteyim. Lise dönemlerimden beri hep içimde olan "bir şeyler üretmek,her zaman üretmek ilkesi" ile "olmaz" denen şeyler üzerine gidiyorum. Coğrafya alanında özgün çalışmalar yürütmek hevesindeyim.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti