Hiç varolmayış.

Ne kadardır varız? Ne zaman var olduğunun farkına vardın? Neler seni var etti? Burada ucuz felsefe yapmaya gelmedim,gerçekten soruyorum. Ben yazarken varım,peki ya sen? Hepimiz düşerken bir yerlere tutunup ufak ufak yaşamaya çalışıyoruz,mutlu olmaya çalışıyoruz. Düşmemek için sana tutunanları ise tekmele. Seni de çeker.

 

Arzu yaşam düşüş

Karanlık… göremiyorum zerre gün ışığı. Ölüyor muyum? Ölmem ben. Kalkmam lazım buradan,çok uzaklardan ses geliyor,uzanmaya çalışıyorum parmağımın ucunda… dokunamıyorum. Çıldıracağım o kadar arzuluyorum ki o sese dokunmayı çıldıracağım,git gide yükseliyor,sanki biri beni ayaklarımdan çekiyor. BIRAAAAAK! Kalktım sonunda. Hala karanlık,kör mü oldum? Alışkınım,arzularım beni her zaman kör etti. İlerlemem lazım,hafif ışık süzüldü içeri. İlerledim. İlerledim. Durdum. Siluet görüyorum. Yavaş yavaş düşüyor. Ağır çekimde yaşıyorum hayatı. Ne aldım ben? Neredeyim ben? Siluet kayboldu. Ben kayboldum. Etrafımda dönüyorum. Karanlık. Emekliyorum… bıçak buldum. İyice bastırdım tenime soğukluğunu hissettim,sonra sıcaklığını… yaşıyordum. PEKİ BU YAŞAM BENİM NE KADAR UMURUMDAYDI? Değildi. Emeklemeye devam ettim,merdivene geldim. Durdum. Nefes aldım. Ve bıraktım kendimi bilinmezliğe,sürüklendim. Hiç bir şey görmüyorum,sadece düşüyorum. Düşüşünde bir sonu vardır elbet,yıllardır düşüyorum. Yıllardır kolum kanıyor,yıllardır bacağım zedeleniyor. Her düşüşümde bir yerlerimi yaralıyorum. Yeter. Her düşüşün bir sonu vardır. Ben toprağı istiyorum. Ben ölümsüzlüğün kendisi olan ölümü istiyorum.
Ben hala düşüyorum.

 

Kelimeleri kim verdi hatırlamıyorum,teşekkür ederim.

Yazar Hakkında

Doruk Özdemir

96 doğumlu olup 90'ların sonuna yetişen bir gencimdir özelimde. İstanbul'da doğdum,büyüdüm. Sizleri İstanbul'un ara sokakları kadar karışık olan hayalgücümün ara sokaklarında gezdireceğim. Biraz gizem her zaman iyidir.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti