Harrison Ford’un Çifte Yaşamı

HARRISON VE HARRISON: TARİHİN TEKERRÜRÜ

Aslında, adaş veya adaş-soyadaş olanlara rastlamak çok da eksantrik bir durum değil. Türkiye’de torunlar bazen dedelerinin isimlerini alır yahut sosyal mecraya baktığımızda herhangi bir kişinin isim ve soyisimlerini paylaşan onlarca kişiyi görürüz. Peki, Hollywood’un bize iki farklı dönemde Harrison Ford’u kazandırdığını söylesem?

14875239_10211110529988147_830376515_n

Hollywood, bize var olduğu ilk günden beri bize starların biricik olduğuna ve filmlerin Hollywood denen kutsal ormanlıkta yapıldığına inandırdı. Mesela Clark Gable, Bette Davis, Keira Knightley veya Benedict Cumberbatch’ler biriciktir ve onların adını taşıyan başkalarının olabileceği düşüncesi reddedilir.

Kırk senedir gönlümüzde taht kuran, kah bir uzay kovboyu kah ölümcül robotları avlayan dedektif kah maceracı bir arkeologa hayat veren yaşayan efsane Harrison Ford, aslında sessiz sinemanın da aranılan oyuncusuydu. Peki, 74 yaşındaki bir aktör nasıl oluyor da adı 1920’lerde zikredilebiliyordu? Millenium Şahini’ni alarak ışık hızıyla 1920’lere mi seyahat etti?

Aslında, bizim bildiğimiz ve sevdiğimiz Harrison Ford’dan tam 52 yıl önce sinemada rüzgarlar estirmiş bir Harrison Ford daha vardı. İsterseniz sessiz sinemanın Harrison Ford’una misafir olalım, ne dersiniz?

SESSİZ SİNEMANIN UNUTULAN KRALI

SİNEMANIN İLK HARRISON FORD’U

Sessiz filmlerin kendine özgü bir albenisi vardı. Renk ve senkronize edilmiş ses yoktu. Bunun yerine görüntüyü belli sahnelerde renklendirip, sinema salonlarında orkestra yahut piyanistler filme eşlik ederlerdi. 1927 yılına kadar birçok yıldız ortaya çıktı.

14877273_10211111876821817_680881543_n

Rudolph Valentino, Charlie Chaplin, Gish Kardeşler, Gloria Swanson, Norma Talmadge… 1927 yılında Jazz Şarkıcısı filminin olağanüstü başarısıyla, yapımcılar odaklarını sesli filmlere çevirdiler ve 1930’lara gelindiğinde sessiz filmler film arenasından silinmişti. Bu beş yıllık süre içerisinde değişime ayak uyduranlar sinema sektöründe varlığını korudu fakat bunların sayısı oldukça azdı. Tarihin tozlu sayfalarına karışanlardan biri de, Harrison Ford’du.

BAŞARI DOLU 17 YIL ve SESİN GAZABI

Kendisiyle ilgili fazla bir belgeye sahip olmadığımız için 16 Mart 1884’te Kansas’ta doğduğunu biliyoruz. Ford, 1915’te sinemaya atıldı ve sinemada 17 yılı oldukça başarılı geçmiştir. Los Angeles Times’ın 1927’deki yazılarından birinde Ford’un önemli rollerde teşrif ettiği belirtilir. Ayrıca, dönemin ünlü oyuncularıyla da aynı filmlerde yer almıştır.

Ford’un ilk filmi 1915 tarihli Excuse Me’dir; fakat 1920’lere kadar çekilen filmleri şu anda ne yazık ki film malzemelerinin yanmalarından dolayı yoklar. Zaten, Ford da 1932’de son filmi Love in High Gear ile sinema dünyasından ayrılmış ve Glandale’de Verdugos Küçük Tiyatro’nun bir süreliğine müdürlüğünü yapmıştır.

SON YILLARI

Ford’un 1951 yılında araba kazası geçirerek ağır yaralandığı ve altı yıl boyunca bu hasarlardan kurtulamadığı biliniyor.

Ne yazık ki, sessiz dönemin Harrison Ford’u 2 Aralık 1957’de Woodfall Hills’te, 73 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

Ne yazık ki sessiz sinema sanatçısı olan Harrison Ford’a ayrılan sürenin sonuna geldik. Belki de zamanın bencilliğinden ötürü, yeteri belge olmadığı için çok bilgi veremedik. Bu yüzden, filmlerini bulmak mümkün olmadığı için iki filminin iki küçük sahnelerini sizlerle paylaşacağım.

İşte size ilk Harrison Ford’un Clara Bow ile oynadıkları Maytime (1923) filminden bir sahne:

Bir sahne de The Average Woman (1924) filminden:

Bu iki film de bulunması zor filmlerden ve piyasada da bulunmamakta. O yüzden, iki filmle ilgili çıkarımları bu iki sahne üzerine yapacağım. Mayflower, ezelden beri işlenen zengin kız fakir oğlan hikayesi. Bu filmde Clara Bow, aristokrat bir ailenin genç kızı rolünde ve Ford ise ona aşık olan bahçıvan rolünde. İkinci film The Average Woman‘da ise, bir yazarın yazacağı romanlar için sıradan kadınları incelemesi ve bunların doğurduğu trajikomik olaylar anlatılmaktadır. Bu filmde Ford’a Pauline Garon eşlik ediyor.

MARANGOZLUKTAN STARLIĞA 

UFAK ROLLER VE MARANGOZLUK HAYATI

Birçoğumuzun çocukluğu belli isimler ve onların hayat verdiği kahramanlarla geçti. Sinema seyircisi, Harrison Ford’u ilk defa 1977’de Star Wars filmiyle tanıdı. Aslında Star Wars, Ford’un on üçüncü filmiydi.

14874951_10211111896022297_66204849_n

Sinema kariyerine, Columbia Pictures’la 1965 yılında haftalık 150 dolarlık maaşla sözleşme imzalayarak başladı. Bilinen ilk rolü de 1966 yapımı Çapkın Gangster filminde, birkaç sözü olan bir bellboydu.

Çapkın Gangster’de Harrison Ford’un sahnesi

Ardından Glenn Ford’la birlikte Uzun Takip filminde boy gösterdi; fakat Ford, kendinden önce bir tane daha Harrison Ford olduğunu keşfedince ortaya bir “J” eklemiş ve jenerikte adı “Harrison J. Ford” olarak gözükmüştür. Ford sonraları ,Hollywood Walk of Fame’de kendi adını görene kadar, kendinden önceki Harrison Ford’un varlığından haberdar olmadığını belirtmiştir. Ford, “J”yi isminden atıp 1960’ların sonu 1970’lerin başına kadar, birçok televizyon dizisinde yer almıştır. Ayrıca, Michelangelo Antonioni’nin Zabrieske Point filminde tutuklanan öğrenci protestoculardan biri olarak sessiz, küçük bir rol almış fakat sahnesi kesilmiştir.

Uzun Takip’te Teğmen Shaffer rolüyle Harrison J. Ford

Gelin görün ki, Harrison Ford filmlerden çok para kazanmıyordu. Evliydi ve iki çocuğu vardı. Bu yüzden geçimini marangozlukla sağlıyordu. Ayrıca kısa bir süreliğine The Doors grubunun sahne görevlilerinden biriydi. Marangozluk sürecinde Sergio Mendes’in kayıt stüdyosunu yapmışlığı da vardır.

14875355_10211111896142300_1480347454_n

Kast direktörü Fred Roos, belki de Ford’un hayatını değiştirecek bir hamlede bulunur. O zamanın umut vaat eden yönetmenlerinden George Lucas’ın Gençlik Yılları filminin seçmelerine randevu ayarlamıştı. Seçmelerde Ford, Bob Falfa rolü için gelmişti ve o rolü filmde oynama şansı kazandı.

Ardından Lucas’ın yakın arkadaşı ve yönetmen Francis Ford Coppola, Baba filminin başarısı ardından kendi ofisini genişletmek için Ford’u işe alır. Ford’un ufak oyunculuk kariyerini öğrenince de Conversation ile Kıyamet filmlerinde Ford’a küçük roller verir.

GÜÇ UYANIYOR

Nihayet takvimler Ekim 1975’i gösterir. George Lucas, o zamanki yeni filmi Star Wars için seçmeler düzenler. Bu yüzden, adaylara rol okumada eşlik etmek için Harrison Ford’dan yardım ister. Başta, Ford’a bir rol vermek istemezken sonunda George Lucas, uzayın hınzır çocuğu Han Solo rolünü Ford’a verir.

Gönüllere taht kurmuş Han Solo rolünde (Not: 3:01’den sonra gözükmektedir)

Yıldız Savaşları, beklenenin çok üstünde bir başarı grafiği çizerken Harrison Ford’u on bir yılın sonunda süperstar konumuna getirdi. Filmin devam filmleri olan İmparator ve Jedi’ın Dönüşü’nde de oynamıştır. Son olarak, 32 yıl sonra Güç Uyanıyor filmiyle Han Solo rolüne son kez can vermiştir.

14881500_10211111964344005_218822939_o

Gelin görün ki, Ford’u tam bir yıldız yapan karakter ise Indiana Jones’tu. Nedense, başta onun için düşünülmeyen rolleri kapar Harrison Ford. Arkeolog Indiana Jones da bunlardan biri. Kutsal Hazinenin Avcıları’yla tamamen devleşir. Ford, Indiana Jones filmine dört devam filminde de hayat vermeye devam etmiştir.

Sinemaya kazandırılan önemli karakterlerden: Henry “Indiana” Jones, 1981. 

Ardından Blade Runner, Witness, Sivrisinek Sahili, Çılgın, Çalışan Kız, Tehlikeli Oyunlar, Kaçak, Açık Tehdit, Air Force One gibi filmler izledi.

BAŞARI DOLU 50 YIL

Ford, bu elli yılda 75 projede yer aldı. 1986’da En İyi Erkek Oscar’ına aday gösterildi. 2002’de Altın Küre Cecil B. DeMille ödülüne layık görüldü. 2000’de AFI tarafından yaşam boyu başarı ödülüyle onurlandırıldı.

Harrison Ford, son iki senede Cehennem Melekleri 3, The Age of Adeline ve Star Wars: Güç Uyanıyor filmlerinde rol aldı. Önümüzdeki iki senede ise, Blade Runner’ın uzun zamandır beklenen devam filmi Blade Runner 2049, Official Secrets ve Indiana Jones’un beşinci filminde seyirciyle buluşacak.

BULUŞAMAYAN YILDIZLAR

 

İlk Harrison Ford, 1957’nin son ayında öldüğünde şu anki Harrison on beş yaşındaydı ve büyük bir ihtimalle ailesiyle noel hazırlıkları yapıyordu. İşin manidar kısmı bu iki Harrison Ford’un da aktör olmaları ve kendi zamanları içinde oldukça büyük başarılara imza atmalarıdır. Oldukça izafi olsa da şu zaman, sessiz dönemin Harrison Ford’unu neredeyse bütün beyinlerden silmiştir; hatta modern Ford bile kendinden önceki Ford’un varlığından 1967’de haberdar oluyor.   İnternet verilerine göre, birinci Harrison Ford tam 86 filmde boy göstermiş. Modern Harrison Ford ise 2015 yılına dek 50 sinema filmi, 14 dizi, 6 televizyon filmi, 2 kısa film ve 1 video oyun seslendirmesinde yer almıştır.

ikili

Gönül isterdi ki, iki Harrison Ford da tanışsın ikisi de kendi deneyimlerini birbirilerine aktarsınlar. Belki, birinci Harrison Ford 20 sene daha sabredip doksan üç yaşında sonraki Harrison Ford’un kapısını çalıp pekala birlikte çay içebilirlerdi. Ne yazık ki, hayatın kuralları böyle işlemiyor.

Bir sinema sevdalısı olarak, sessiz sinema döneminin aktörü Harrison Ford da bizim sevdiğimiz şu anki Harrison Ford kadar önem ve değeri hak ediyor. Sinema enstitüleri yahut amatör sinemaseverler seferber olup kuytuda köşede kalan filmleri temizleyip eski Ford’u yirmi birinci yüzyılın seyircisine tanıtsalar, hem sinema hem de birinci Harrison Ford’da oldukça kutsal bir hizmette bulunurlar.

Yine de Hollywood yahut genel olarak sinema iki değerli Harrison Ford’u sinemanın kendisiyle seyircilere kazandırdığı için müteşekkiriz.

Haftaya yepyeni bir yazıyla, yepyeni hikayelerle buluşmak dileğiyle…

Yazar Hakkında

Enes Altınok

Yılbaşı 1997 yılı geldi çatmıştı; fakat içeride keyifler güzeldi. İki buçuk saat sonra dayanamayıp dünyaya gözlerimi açmışım. Nedeni, meraktan.
Kısacası kitap okumayı, film izlemeyi, müzik dinlemeyi seven ve kronik merak bozukluğuna sahip biriyim. Hayatım Ankara-Bursa-Berlin-İstanbul karesinden ibaret. Üç dilimiz var: Türkçe, Almanca ve İngilizce. Tek kötü yanımız da gereğinden fazla kırılgan olmamız. Onun dışında yazarak daha iyi anlaşan bir hikaye anlatıcısıyım aslında. Sizlerle bu şekilde bağ kurmayı hedefleyen biriyim.

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti