Giriş,girizgah?

Damadımız kimdir,ne iş ile meşguldür? 

Öncelikle yeni yazar olarak çok heyecanlı olduğumu belirtmek isterim,bana bu şansı tanıyan tüm Preminger ailesine teşekkürü bir borç bilirim. İşin özü,hikaye yazıyorum. Belki kendinizi bulabileceğiniz,belki de kaybedebileceğiniz hikayeler. Hikayelerimin çıkış noktası sizlersiniz,önceden arkadaşlarımdı; artık sizler. Sizden sadece 3 kelime isteyeceğim,istediğiniz kadar anlamsız olabilir,anlamlandırma kısmı bana düşüyor. Sadece 3 kelimeyi bana ulaştırın,en ilgincini ya da en beğendiğimi (üzgünüm ama burada artık kişisel zevk devreye giriyor) yayımlayacağım. Bu yazılık eski hikayelerimden birini paylaşmak istiyorum beğenirseniz ne alâ.


Makas,Kravat,Tablo 

Sığ. Evet evet sığ. Hayatımın sadece 3 harf ile özetiydi bu kelime. Aynanın karşısına geçip bunu söyleyebildiğim zaman kendime,ölümsüz olmaya karar verdim. Ta ki ölene dek. Bazılarına bu manasız geliyordu. Hiç kimsenin hiçbirinin değeri yoktu bende. Komik. Halen daha yok. Sığ ve aylak. İşte ben buyum. Ne öyle günde 8 saat çalışıp hayatlarının kravatını sıkıp oksijenini bitiren bir memur oldum ne de hayatın derinliklerini bu dünyada yaşayıp insanlara bunu bir şekilde göstermeye çalışan bir sanatçı.

Sanatçı olsam en güzel tablomu yapar karşısına geçip bir sigara içer sigaramı üstünde söndürür ve yakarım. Ben buyum. Çok fazla açıklamama gerek yok. Dışarıdan sıradan gibi gözükürüm. Sokakta yürüyen,kahkaha atan hatta sinirlenen. Ama birini öldürmek için silaha ihtiyacım yok. Kalemimle bile öldürebilirim,kelimelerimle bile öldürebilirim.

14962463_10209775720723482_1664423938_n

Hepimiz sığ topluluğuz. Kelimelerle insan öldürürüz. İnsanlık kendini buldu bulalı böyledir. Cebi olan bir başkasını öldürmeyi arzu eder veya ağzından bir kaç kelime çıkar. Ve ölür. Hepinizin öleceği gibi. Ben ölmem. Ben ölümsüzüm. Hayatla olan ilişkimi bir makasa ihtiyaç bile duymadan kestim. Siz zavallısınız. Ben de harika değilim. Ama ben harika olmadığımı biliyorum. Ben yalnız kaldım. Sizin gibi olmadım hiç. Doğum günümde süpriz yapanım olmadı,sinemada elini tuttuğum olmadı. Sokağın köşesini dönüp kıçına baktığım bir kadın bile olmadı. Seksi ihtiyaç olsun diye yaptım. Suyu oksijenime ortak olsun diye içtim. Elimde olsa hiç uyanmam. Ben zavallıyım. Sizin itiraf edemediğiniz gibi. Ben ölümsüzüm,çünkü ben hepinizin kelimelerindeyim,hepinizin hissetiklerinde itiraf edemediklerindeyim.
Ağlama. Senin yerine günahları ben işlerim.
Siz kaçın,hayatı ben oyalarım.
Neyden kaçmadınız ki zaten?
Siz zavallısınız.

 

 

Paylaşmaktan çekinmeyin,ben hep burdayım. Buralar hep benim. Esen kalın.

Yazar Hakkında

Doruk Özdemir

96 doğumlu olup 90'ların sonuna yetişen bir gencimdir özelimde. İstanbul'da doğdum,büyüdüm. Sizleri İstanbul'un ara sokakları kadar karışık olan hayalgücümün ara sokaklarında gezdireceğim. Biraz gizem her zaman iyidir.

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti