Geri Dönüşüm

Uzun zamandır yazamıyordum. Yazmak da istemiyordum. Okunuyor muyum bilmiyorum bile ama bugün yazmak istedim, kötü bile olabilir, pek umurumda değil. Sanırım özgür olabildiğim sayılı yerlerden biri burası. Bugünü bir daha yaşamayacaksınız. Keyfini çıkarın, zaman geçiyor! 

Kelimem yok, olmasa da olur. Kendi kendime belirleyebilirim. Bu yazımdaki kelimeler şunlar;

Sahil, Nasıl, Eylül

Sıcak bir yaz gününden farklı. Yağmurlu bir yaz günü. Hayatımı iliklerime kadar verebiliceğim bir gün. Soldan gelen patenli kız ışığımı kesiyor. Şimdi önümden geçiyor. Şimdi ise gitti. Yağmur çok güzel ona eşlik eden güneş yerini bulmuş gibi. Güneş yardımcı oyuncuyken daha güzel bu dünya. Yağmur her yerime işliyor. Önce kaşıma, ordan gözlerime iniyor ordansa dudaklarıma…

Hareketsiz bir şekilde yağmurun beni fethetmesine izin veriyorum, duvarlarımı kaldırdım bugün. Başımı arkaya yasladım ve yağmurun içime akmasına izin veriyorum. Hissettim o an. Tanrı bunu da mı yazmıştı? Hepimiz onun kitabındaki ufak harfler miydik? Yazıp silebilir miydi? Bilmiyorum ama hissettim. Minyon, renkli gözlü bir kız yanaştı yanıma. Saçlarını arkadan toplamıştı. Sarı saçlarına gözleri uymuştu. Giyinmesini de biliyor olacak ki gözlerini ortaya çıkarabilmiş. Ben anlamam giyinmekten. Bir şeyler zırvaladı, o an sadece yağmurun sesine odaklanmıştım, dinlemiyordum.

Yağmur önce yanaklarına iniyordu, sonra çenesine doğru süzülüyordu. İçimden ‘’’Tamam, yüz hatların güzel de, neden burdasın?’’ dedim. sonra bana dedi ki ‘’NASIL?’’ tam anlamadım diyecekken benden video çekmemi istedi. Ellerimi iki yana açıp yağmuru kucaklarken “NASIL?” dedim. Gerçekten yağmur nasıldı? Eylül ayının araftaki hava durumu günü yaşatıyordu bana. Koştum. Daha koştum, DAHA DA KOŞTUM. Sahilden şehrin memnuniyetsizliğine kadar koştum. Beğenmedim geri koştum. Deniz çok güzeldi. Yağmur daha güzeldi.

Bu iki güzel şey nasıl da birbirinden bu kadar farklıydı? Duygusu farklı, kokusu farklı. Bugünü bir daha yaşayacak mıydım? Yoksa önce birinin kaşına, sonra gözüne, sonra da dudaklarına mı inecektim veya dümdüz zemine mi çakılacaktım? Nereye ineceğimi ben seçerim. 

Nasıl seçeceğim?

Eğer bana kelime vermek isterseniz Facebook’tan yorum olarak yazabilir veya benim şahsi hesaplarımdan birine gönderebilirsiniz!

Instagram: doruukozdemir

Yazar Hakkında

Doruk Özdemir

96 doğumlu olup 90'ların sonuna yetişen bir gencimdir özelimde. İstanbul'da doğdum,büyüdüm. Sizleri İstanbul'un ara sokakları kadar karışık olan hayalgücümün ara sokaklarında gezdireceğim. Biraz gizem her zaman iyidir.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti