Elon Musk : Dünyayı Kurtaran Adam’ın Kendisi

Uyarı: Bu yazı bilimsel tutarlılık çok ciddi bir şekilde gözetilmeden yazılmıştır. Yazılanlar hatalı olabilir, hatalar yüzüme vurulabilir ve bu durum beni üzmez, sadece düzenleme gerektirir. 
Eğer verdiğim kaynaklar (yani Tim Urban’ın blog postları) ile bir çelişme söz konusu ise Tim Urban haklıdır. Ben gidip Elon Musk ile tanışmadım, o ise tanıştı, SpaceX ilk kez bir roketi 
yörüngeden yeryüzüne geri indirdiğinde SpaceX ekibinin yanında olan birisi kendisi. Onunla bu konuda yarışabileceğimi sanmıyorum. 
Tüm bu gerçeklerin dışında, bu yazıyı büyük bir adamın hayatı hakkında eğlendirici ve bilgilendirici bir parça olarak görüp eğlenip sevinirseniz, sevinirim. İyi okumalar.


                                                                                                                                                                                                                     Tatlı adam vesselam.

Elon Musk ?
Kim bu roket patlatan, akülü araba üreten adam? Neden birisi Mars’ta ölmek ve klostrofobik insanları krizlere sokmak ister? Göreceğiz.

Öncelikle,patlayan roketler:

https://www.youtube.com/watch?v=V3wZRdg-Tmo

https://www.youtube.com/watch?v=Jlj2BW8AtUQ

Akülü araba:

https://www.youtube.com/watch?v=OiFeosFQQW8

Klostrofobi düşmanı ulaşım:

https://youtu.be/7A7GsAPR3J0

Ve liste devam ediyor…
Peki kim bu adam?

28 Haziran ’71 doğumlu bu insan, Güney Afrika’da doğdu. Annesi bir model, babası ise bir mühendis. Annesinin dediğine göre kendisi ilk konuştuğu andan beri insanlarla tartışıyor, sürekli okuyor, sürekli öğreniyor. Küçükken başka çocuklara Ay’ın uzaklığı hakkında kesin cevaplar verebilen Elon, 12 yaşındayken kendi yazdığı oyunu abisiyle beraber bir teknoloji dergisine satıyor. Zekası ve bilgisiyle öne çıkan bu çocuk tabii ki zorbalıkların en klişe tipine denk geliyor okulunda. Hatta, bu zorba çocuklar bir gün Elon’un bir merdivenden aşağı düşmesine ve hastanelik olmasına sebep oluyor.Bu olaylar yüzünden hala kendisinin sağlık problemleri var.

18 yaşına gelmeden annesinin yanına, Kanada’ya gidiyor. Kanada vatandaşlığına geçip öğrenimine orada devam ediyor. İki sene orada okuduktan sonra Pensilvanya Üniversitesi’nde geçiyor ve 24 yaşındayken iki diplomayla -çap yapmış,anlayacağınız- mezun oluyor bu üniversiteden: Bir fizik ve bir ekonomi diploması.

Neden fizik ve ekonomi diye sorarsanız, “Evren’i anlamak için fizik, dünyayı anlamak için ekonomi” gibi bir cevap veriyor Musk. Lisans eğitimini tamamlayan Musk, Stanford’da yüksek lisans eğitimine başladıktan-bu konuya ileride döneceğim.- 2 gün sonra İnternet’in çok ümit verici bir alan olduğunu fark edip abisiyle çalışmalara başlıyorlar.Babalarından aldıkları 20-30 bin dolarlık bir yardım ve çok büyük bir azim ve çalışmayla Zip2 diye, gazetelerdeki sarı sayfaların internet eşdeğeri olan bir site kuruyorlar. Bu site tutuyor ve bir süre sonra Compaq’a satılıyor. Bizim Elon’a da birkaç milyon dolar gibi bir para kalıyor. Bunun ardından bir X.com diye bir site kuruyorlar. Bankacılık üzerine olan bu site, Confinity adlı bir şirketle birleşiyor. Ve en sonunda Paypal haline geliyorlar. Elon, bir süre şirketin CEO’luğunu yapıyor ,sonra CEO’luktan indiriliyor belli sebeplerden. Bir gün geliyor ve eBay,  Paypal’u satın alıyor. Elon’a 165 milyon dolar kalıyor.

Şimdi, size şirketinizden 165 milyon dolar kaldıysa gidip ne yaparsınız? Emekli olursunuz ve/veya bir yerlere yatırım yaparsınız.

Ne yapacaksınız? Bodrum’a taşınmaktan başka yapacak ne var?

İnsanlığı kurtarmayı deneyebilirsiniz.

Evet, ama nasıl?

Uzaya gözünü dikiyor Elon. Rusya’ya gidiyor, “şu kullanmadığınız eski nükleer füzeleri -kıtalararası balistik füzeler- bana satın” diyor. En başta ciddiye alınmıyor. Sonra tekrar CIA bağlantılı birileriyle gidiyor, toplantı yapılıyor, Elon fiyatı beğenmiyor. Düşünüyor:

“Bir rokette ne var? Hangi malzemeler var?”

“Bu roketin hammaddesinin maliyeti ne?”

Ve fark ediyor ki, malzemenin maliyeti o an sunulan fiyatın %3 ü kadar. ” O zaman” , diyor Musk , “ben bunun tüm malzemelerini tek şirkette üretsem, çok daha az masraflı olur”.  SpaceX kuruluyor. Bu şirketin amacı belli: “İnsanlığı başka gezegenlere taşımak.” . Peki , nasıl olacak bu, nasıl insanlık başka gezegenlere taşınacak? Cevap da belli: “Mars’a yerleşeceğiz.”.

Bu çok zor ve pahalı bir iş, Mars ise yaşanmaz bir yer (Eğer ki Marslı filmini izlediyseniz biraz fikriniz olmuştur.), ama Elon’un bir planı var: Tekrar kullanılabilir roketler üretmek. Uçaklar gibi sürekli kullanılan roketlerle , günümüzdekinden çok daha ucuz bir sistemle tarifeli uçuşlarla insanları Mars’a yollamak, orada bir koloni kurmak ve insanlığın Dünya’da yok olması ihtimaline karşı bir nevi “yedek” bir medeniyet kurmak orada; eğer Dünya’ya büyük bir asteroid düşerse, bir nükleer savaş çıkarsa veya herhangi bir şey bildiğmiz medeniyeti tehdit ederse insanlığın Mars’ta yaşamasını sağlamak.

Bu yolda ilerleyen Musk ve SpaceX zorluklarla karşılaşmıyor mu? Tabii ki! Olmayan bir sektörde, o zamana kadar sadece birbiriyle kapışmaya çalışan devletlerin uğraştığı bir alanda , ilerleyip kendilerine yol açmaya çalışan bu insanlar tabii ki zorluklarla karşılaştılar. İlk üç roketleri patladı. Hatta, bu yüzden batma sınırına geldiler, ama toparladılar. NASA’dan iş aldılar, ISS’e kargo taşıdılar. Tekrar kullanılabilir roketler yapmayı denediler, defalarca roketleri bunu denerken inişte patladı. 21 Aralık 2015’te tarih yazıp, kalktığı yere geri indirdiler roketlerini. 8 Nisan 2016’daysa “Of Course I Still Love You” adlı bir drone gemiye iniş yaptılar.

spacex_asds_moving_into_position_for_crs-7_launch_18610429514

Ve yakın zamanda Musk, Mars planını açıkladı:

https://www.youtube.com/watch?v=0qo78R_yYFA

Şimdi, akülü arabalara geçelim:

Elon Musk, malum, garip adam. Gençliğinde taktığı konuları ileriki hayatında çok başarılı işletmelere çevirmek gibi garip bir alışkanlığı da var. Taktığı bir konu da hatırlarsanız elektrikli arabalar. 2000lerin başında “uzaya en ucuz nasıl gidilir” diye düşünürken Tesla Motors adında, duymuş olmanızın kuvvetle muhtemel olduğu bir şirkete denk geliyor. Gel zaman git zaman, kötü yönetildiğini düşündüğü bu şirketin başına geçiyor, çalışanların %25’ini kovuyor. Şirketi içinde bulunduğu bataktan çıkarıp, günümüzdeki haline getiriyor. Peki, soru şu: Adamın amacı para kazanmak mı? Hayır. Şirketin bir vizyonu var: “Elektrikli araba kullanımını yaygınlaştırmak.”, bu konuda da şimdilik başarılı olmuş gibi duruyorlar. Tabi bunu golf arabası gibi arabalarla değil, en iyi spor arabalarla yarışacak seviyede güçlü ve kaliteli arabalar yaparak yapıyorlar.

 

Bu araba belki de sınıfındaki en iyi araba. Kendisi dünyadaki en hızlı hızlanan arabaydı çıktığında.

İnsanlara satın alacağı düzgün bir ürün sunduğunuzda, insanlar doğal olarak bunu satın alıyor, elektrikli mi yoksa doğa katili mi diye bakmıyorlar.

Ve son olarak:

Klostrofobi düşmanı ulaşım

Hyperloop, Elon Musk’ın kişisel projelerinden biri. Temel fikir, hava hokeyiyle aynı. Bir hava yastığı üzerinde ve vakum içinde hareket eden bir toplu taşıma aracı kendisi. Şuna benzeyecek:

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/8/8e/Hyperloop_no_tube.png

Tabi bu resimde tüp yok, fakat bu vagon kapalı bir tüpün içinden gidiyor. Amaç çok hızlı bir şekilde ulaşım sağlamak. 35 dakikada 560 km yolu alabilme ihtimalinden söz ediliyor. İhtimal dediğim, hepsinin hesabı kitabı var. Bir problem şu ki: Elon Musk, bu işle uğraşmak için vakti olmadığını söylüyor. Ki kendisi de bu fikri öyle durup dururken bulmamış: San Francisco ve Los Angeles arasına yapılması planlanan hızlı trenin ne kadar masraflı ve yavaş olduğunu fark edip böyle bir fikir ortaya atmış, ama , aynı anda iki şirketin CEO’luğunu ve üçüncü bir tanesinin-Solarcity, kuzeninin kurduğu bir güneş paneli firması- yönetim kurulu üyeliğini yapıyor, bu durumda dördüncü bir işe pek vakti kalmıyor haliyle. Yine de bu teknolojinin geliştirmesi için bir yarışma düzenleniyor ve bu tasarım yarışmasını MIT’den bir ekip kazanıyor. Hatta Hyperloop One adlı bir startup Nevada çölünde ilk denemeleri yapmaya başlıyor.

 

 

 

 

Sonuç

Elon Musk’la ilgili anlatacaklarım şimdilik bu kadar. Bu anlattıklarım tabii ki bu adamın yaptıklarının çok kısa bir özeti. Musk’ın yaptıklarının ne kadar devrimsel olduğunu, bankacılık, taşımacılık, uzay gibi sektörlerde böyle yeniliklerin ne kadar benzersiz olduğunu anlatan çok daha uzun ve daha iyi yazılmış yazılar var. Örneğin, Amerika’da Tesla’dan önce yaygın bir şekilde başarılı olabilmiş en son otomobil startup’ı Chrysler,o da 1925’te kurulmuş; Tesla Model S, çıktığı senenin en iyi sedanı seçildi diye biliyorum ve aynı zamanda güvenlik testlerinden de tam puanla geçti, aynı zamanda Amerika’da en çok satan lüks sedan; SpaceX, dünyadaki en ucuz yörünge fırlatmalarını yapıyor; SolarCity, Amerika’nın en büyük güneş paneli sağlayıcılarından. Bunların hiçbirinden yazımda bahsetmedim, ama okuyabileceğiniz kaynakları aşağıda sunuyorum, uzunluğuna bakmadan göz atmanızı tavsiye ederim.

İyi eğlenceler

http://waitbutwhy.com/2015/05/elon-musk-the-worlds-raddest-man.html

http://waitbutwhy.com/2015/06/how-tesla-will-change-your-life.html

http://waitbutwhy.com/2015/08/how-and-why-spacex-will-colonize-mars.html

http://waitbutwhy.com/2015/11/the-cook-and-the-chef-musks-secret-sauce.html

Bu kaynaklar dışında kullandıklarım Wikipedia ve hafızamda kalmış olan bilgi parçalarından oluşmakta.

Elon Musk : Dünyayı Kurtaran Adam’ın Kendisi

 

Yazar Hakkında

Oğulcan Cingiler

Şimdilik:
Bilim sever, safsatacı* bir safsata düşmanı ve sarkastik bir arkadaş.
(*:Hatasız kul olmaz.)

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti