BOZLAKLARIN ŞAHI HAKKINDA

Efendim merhabalar.Bu hafta birçoklarımıza göre halk müziğinin son büyük üstadı Kırşehirli Neşet Ertaş’tan bahsetmek istiyorum.Bence şöhretin ülkemizde en çok yakıştığı kişidir kendisi.Şöhret meraklılarına duyurulur…

Bu yazıyı kaleme alırkenki kaleme almak deyimi de zamanla dijitalleşmeliydi bence çünkü insanlar artık kalem kullanmıyorlar,şahsen ben bilgisayardan yazıyorum sizlere…Neyse ben de bu yazıyı tuşlara dökerken(!) arkada babanın ‘’Bağa Gel Bostana Gel’’ türküsü çalıyor mesela…Bu ifadeden de anlayacaksınız ki ben de tam bir Ertaş fanıyım.

Bu fanlık günümüz sahte sanatçıları için atılan birkaç abartılı çığlık gibi değil üstadın hatırasını bu dergide yazacak kadar derindir.Babanın doğumunu kendi ağzından okuyalım;

 

Bin dokuzyüz otuzsekiz cihana

Kırtıllar köyünde geldin dediler

Babama muharrem, anama döne

Dediysen atayı bildin dediler

 

Dizinde sızıydı anamın derdi

Tokacı saz yaptı elime verdi

Yeni bitirmiştim üç ile dördü

Baban gibi sazcı oldun dediler.

 54232162c940bfa922e1e83e

Yukarıdan da öğrendiğimiz kadarıyla üstad 1938 yılında Kırşehir-Çiçekdağında dünyaya gelmiştir.Doğduğunda üstüne babasının sazı koyularak onun da yolu önceden çizilmiştir.Babasıyla arasında çok inişli çıkışlı bir ilişki olan ozan on iki yaşında yetim kalmıştır. Beş kardeşi ile beraber öksüz kalmıştır. Babası Muharrem Ertaş, Yozgat’ın Kırıksoku Köyünden Arzu isminde bir kadınla evlenince bir süre bu köyde yaşadıktan sonra Yozgat’ın Yerköy ilçesine yerleşmişlerdir.Ertaş, ilkokula gittiği yıllarda önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. Babası Muharrem Ertaş ile birlikte yörenin düğünlerinde sazı ile çalıp sesi ile türküler söylemeye başladı. Ertaş, etkilendiği tek kişinin babası Muharrem Ertaş olduğunu söyler. Bu durumu şu şekilde ifade eder; “Babamla ben aynı ruhun insanlarıyız.”

 

Kırşehir’de yedi sene kalınca

Düğün düzgün hepsi bize gelince

Burada herkese yer daralınca

Ankara’ya gider yolun dediler

 

 

Ankara’da (sünnetçi) veysel usta’yı buldum

Epeyce eğleştim, evinde kaldım

Yüz lirayı verip bir yatak aldım

Etti isen böyle buldun dediler.

                                                                neset-ertas-hayati 

Günü gelince İstanbul’a gitmek için Kırşehirden Ankaraya gelir.Adamın biri ona gün boyu saz çaldırır ve ardından bir otobüste ayakta yolculuk eder.Üç gün aç iş arar ve üçüncü gün Şençalar Plak tarafından keşfedilir.İlk plağını ‘’Neden Garip Garip Ötersin Bülbül’’ adı ile babası Muharrem Ertaş’a ait bir türküyle çıkarır.’’Beyoğlu Saz’’ isimli mekanda sahne alır.Günlük 7,5 lira yevmiye alır.Yalnızlık çeker büyük usta,ısınamamıştır İstanbul’a,dar gelmiştir bu koca şehir ona,onu bu saatten sonra ancak bozkır paklar ve baba ocağına döner.Bir gün radyoda çok değerli TRT sanatçısı Muzaffer Sarısözen’in sunduğu bir ‘’Yurttan Sesler’’ programında Çekiç Ali’nin sesini duyar.Heyecanlanır ve hemen Ankara’ya giderek TRT binasını bulur.Aynı programda bir türkü söyler ve Ankara pavyonlarının bir numaralı sanatçısı olmuştur.1962’de İzmir Narlıdere’de askerliğini yapar. Askerliğini yaptıktan sonra Ankara’da çalıştığı gazinoda Leyla isminde bir kızla tanışır ve hemen evlenir. Babası Muharrem Ertaş, Neşet’in bu evliliğine şiddetle karşı çıkar. Bu olaylardan sonra Neşet Ertaş ve Muharrem Ertaş uzun yıllar konuşmazlar. Neşet Ertaş ve Leyla Ertaş’ın bu evlilikten Döne, Canan adında iki kız ve Hüseyin adında bir erkek çocukları olur. 7 yıl evli kaldıktan sonra 1970’lerin başlarında ayrılırlar. 1978 yılında alkol ve sigara kullanımından dolayı parmaklarından felç geçirir ve işsiz kalır. Kardeşinin daveti üzerine Almanya’ya gider. Tedavi olur. Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya’da kalan sanatçı, 2000 yılında İstanbul’da verdiği konserle sahne hayatına geri dönmüştür.

 tumblr_mawmp8wbdb1rcc4r6o1_1280

Bir ev kiraladım münasip yerde

Kaldı kavim kardaş hep kırşehir’de

Bu aşk hançerini vurdu derinde

Çaresini bulmazsan öldün dediler

 

Yarin aşkı ile döndüm şaşkına

Arada içerdim yarin aşkına

Canan acımaz mı garip dostuna

Bunu da içeriye alın dediler

Demirel zamanında kendisine sunulan ‘’devlet sanatçılığı” unvanını “O dönem Süleyman Demirel cumhurbaşkanıydı. Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, ‘’hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor” diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdadımız adına aldım.” diyerek geri çevirmiştir.Halk bu tavra destek vermiş ve Neşet Ertaş âdeta yaşayan bir efsane olmuştur. Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi kapsamında yapılan ulusal envanterlerden Yaşayan İnsan Hazineleri Türkiye Ulusal Envanterine alınarak yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş, 25 Nisan 2011 tarihinde İTÜ Devlet konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görülmüş, bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuarlarda ders olarak okutulmuştur. Hayatı ve eserleri Doç. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap hâlinde yayımlanmıştır.25 Eylül 2012 tarihinde İzmir’de tedavi gördüğü hastanede ileri evrede prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirmiştir.Cenazesi Kırşehir Bağbaşı Mezarlığında toprağa verilmiştir.Mezarı ise babası Muharrem Ertaş’ın yanındadır. Mezar taşında ise ”Sakin ol ha, insanoğlu. İncitme canı, her can bir kalp, Hakk’a bağlı. İncitme canı, incitme.” yazılıdır.

Neşet Ertaş’ın adı Kırşehir’deki caddelerde, okullarda bulunmaktadır, ayrıca babası Muharrem Ertaş’la birlikte bir de anıtı bulunuyor.

Dünyada robot heykeli yapılmış ilk saz sanatçısıdır. Android heykeli dünyaca ünlü heykel sanatçısı Adil Çelik tarafından yapılmış, Kırşehir Neşet Ertaş Gönül Sultanları Kültür Evi’nde yerini almıştır.

bozkirin-tezenesi-neset-ertas-vefatinin-4uncu-yilinda-aniliyor-104293

Yazar Hakkında

Deniz Cem Tali

1997 senesinde Karşıyaka'da doğmuşum.Ardından ailemle Denizli'ye göç ettik. Liseyi Denizli'de bitirdim. Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Edebiyat Öğretmenliği bölümünde okuyorum.Güzel insanların oluşturduğu bu topluluğa bir parça edebiyat katmaya geldim.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti