Boşlukları Doldurmak; *jotain

“bi’takım kısa sanatsal içerikler” mottosuyla dünyamıza farklı bir giriş yapan *jotain sizlerle.

Sabah mahmurluğu veya akşamın omuzlara çöken kızıl yorgunluğunun tesiri altında, son sürat giden bir otomobilin camından akıp giden belirsiz nesneler zincirini hayal edin. Her gün aynı otomobilin camından, aynı süratle ve aynı belirsizlikle aynı zincirin akışına maruz kaldığınızı, her gün aynı sokaktan geçmenize rağmen halen sokağı gözünüzün önüne getiremiyor oluşunuzu, epey tanıdık olduğunuz bir mekanı imgelemenizde canlandırmak istediğinizde bu işlemin, objelerin kimliğinden bağımsız, mekanik bir duyarsızlıkla gerçekleştiğini düşünün. Bu, 21. yüzyılın biz insanlarına sunduğu meziyetlerinden biri olsa gerek. Kendisine yüklenilen tüm anlamlar bir yana, yaşamı; kontrolün elden bırakılmış olduğu ve bir sonraki dönemecin asla tahmin edilemeyeceği kesintisiz bir yolculuk sunan bir hız treninin içerisindeymişçesine yaşamak da 21. yüzyıla özgü bir gerçeklik olmalı.

 

*yabancılaşma isimli video çalışmasının kapak görseli

 

Tüm bu göstergeler sarmalının biraz daha anlam kazanabilmesi adına, tanışmak için en iyi yolun anlatmak ve böylelikle karşılıklı bir iletişim zincirinin kilidini açmak olduğuna inandığımızdan yazımıza *jotain’in ne olduğunu ve neden burada olduğumuzu açıklayarak devam edeceğiz.

 

Biz sigortası, maaşı olmayan küçük bir ekibiz. Amacımız kurucumuzun başlattığı video odaklı görsel bir dil yaratmak. Sembollerin ve imgelerin kelimelerden daha etkili ve zihinde kalıcı olduğuna inanıyoruz. Bu sebeple, bir şeyleri anlatmak için söze çok az yer verip olabildiğince imgelem odaklı çalışmalar üretmeye çabalıyoruz. Bunu yaparken kısa ve öz bir anlatıma eşlik eden basit ve minimal ögeleri tercih ediyoruz; her sabah uykulu gözlerle akbil basarken, yeni keşfettiğimiz bir sokakta gördüğümüz sevimli bir kediyi fotoğraflarken, epey acelemiz olduğu bir zaman karşıdan geçmekte olan tanıdığımızı görmezden gelme gayesiyle adımlarımızı ıslak kaldırımlarda hızlandırırken gözümüze çarpacak basitlikte ögeleri. Bunun sebebi 21. yüzyılın koşuşturma yüzyılı olması ve çoğu zaman o hızla giden otomobilin frenini bulamayışımız. Biz de, insanların bu yoğun tempoda minik zaman dilimleri içerisinde bir şeyler hissetmelerini sağlamaya odaklanıyoruz. Temel gayemiz insanların düşünmelerini sağlamanın da ötesinde onlara bir şeyler hissettirmek; kendi yaşamlarında yakaladıkları anlamları ve görsel kareleri bizim onlara verdiğimiz anlatımın boşluklarına yerleştirmelerini sağlamak. Boşlukları doldurmak!

 

*jotain olarak biz; kısa video içerikleriyle, farklı konularda, kimi zaman soru işaretleri oluştururken kimi zaman da soru işaretlerine cevaplar vermeye çalışıyoruz. Kendimizce estetik olduğuna inandığımız görsel malzemeleri bir araya getirerek vermek istediğimiz mesajı ve uyandırmak istediğimiz hissi karşı tarafa geçirebilmek ise çıktığımız yolda karşılaşmak istediğimiz yegane güzelliklerden.

 

Peki neden “jotain”? Jotain, Fince’de “bir şey” anlamına geliyor; neden bu ismi seçtiğimiz ise oldukça uzun ve katmanlı bir hikaye. Biz insanlar bulunduğumuz koşuşturma içerisinde çoğu zaman derdimizi anlatmak için seçmemiz gereken kelimeleri bir türlü yakalayamayız. İşte tam da bu noktada imdadımıza “şey” denen kelimeler filosu kaptanı yetişir. “şey” tanıma ihtiyaç duymayan ve zihinde herhangi bir imge ile eşleşmeyen dinamik bir kavram. Onun değerini kavramak aslında *jotain’in temel sanatsal yaklaşımına dair ipuçlarını da yakalamak demek. Minimalizm! “şey” şu koca filonun içindeki en minimal kelime. Sadeliğin dili olsaydı onun favori kelimesi bizce “şey” olurdu.

 

*ön yıkama isimli video çalışmasından bir görsel

 

Peki tamam, “şey” hoş kelime ama neden özellikle “bir şey”i seçtik? Neden “asia” değil de “jotain”? Hepsinden önce “bir şey” bayağı bir mütevaziliğe sahip ve biz *jotain ekibi olarak kelimelerin bayağı mütevaziliğini destekliyoruz. “şey” onca zenginliği üç harfle anlatabilirken “bir şey” işaret edilen imgenin zihinde parlamasını sağlar. “bir” sözcüğü “şey”in muazzam kapsayıcılığını kısıtlamak için mükemmel bir araçtır, işte bu yüzden “jotain”.  Bir de kulağa hoş geldiğine inandık, beğendik, sahiplendik.

 

Son olarak dostça bir sesleniş mahiyetinde şunu söylemek istiyoruz ki; bu yolda bizi anlayacak, bizimle düşünecek, bizi daha fazla düşündürecek, aynı derdi, umudu, yaşam deneyimini paylaştığımız izleyicilere, dostlara ihtiyacımız var. Düşünce kadar soyut ve hassas bir kavrama bir kimlik giydirme çabasının, onu ifade edebilmek amacıyla farklı biçimler halinde yansıtışın, onu paylaşmanın ve en önemlisi bunu  ‘çizgi dışı’ bir stil benimseyerek yapmanın ne kadar hassas ve riskli bir tercih olduğunun farkındayız. Fakat aynı hız treninin farklı köşelerinde parsellenmiş yerlerimiz bize bu riski alma cesaretini veriyor. Bu gerçekliğin ışığında büyümek, sesimizi daha fazla duyurabilmek ve amacımızı tasavvur ettiğimiz haliyle gerçekleştirebilmek için ise dileğimiz sizler tarafından fark edilmek; parlak şehir ışıklarının giderek soğuk ve cansız bir ışık kirliliğine evrildiği bu günlerde, görüş açısının bu belirsizliğine düşünerek ve hissederek meydan okumak.

 

Çalışmalarımıza bir örnek teşkil etmesi amacıyla, ‘ışık kirliliği’ isimli videomuzu buraya bırakıyoruz; çalışmalarımızla ilgili Youtube(*jotain) ve Instagram (@jootaaiin) hesaplarımıza göz atabilir, *jotain’e dair daha fazla fikir edinebilir ve bizi takip edebilirsiniz.

 

Işık kirliliği video linki:

 

 

 

 

Yazar Hakkında

Preminger Kalem Dairesi

Editör Hesabı.

1 Yorum

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti