BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ MİNİMAL DÜNYA

Hiç düşündünüz mü aslında gerçekten büyüdükçe değiştiğinizi ve her şeyi değiştirmek için çok fazla çaba harcadığınızı? Ben böyle olduğuna inanıyorum. Biz büyüdük ve kirlendi dünya. Samimiyetsizleştik sanki büyüdükçe. Bir gülüşümüzle, bir dokunuşumuzla anlatabildiğimiz duygularımızı edebi veyahut felsefi kavramların içine sıkıştırmaya başladık. Duygularımızın ne olduğunu anlamak için kalplerimize, hissettiklerimize danışmak yerine kavramlara sorar olduk. Arkamıza dönüp bir an olsun bakmadık geçmişin yasemin kokulu anılarına. Hani sokaktan seslenirdik ya annelerimize ‘’salçalı ekmek yapsanaaaa’’, diye unuttuk bunları çünkü ellerimizde filtre kahvelerimiz varoluşsal sıkıntıları irdeliyoruz.

Değişen dünya düzenine ayak uydurmak için soluksuzca plaza merdivenlerini tırmanmaya başladık. Daha fazla para kazanabilmek ve lüks yerlerde boy gösterebilmek için yaşam standartları adı altında söylenen niteliklerimizi yükseltmeye çalıştık. Yabancı dillerle harmanladığımız kendi aramızda konuşup anlaştığımız yeni bir dil oluşturduk. Kendimize, yaşadığımız kültüre yozlaştık ve bir an olsun düşünmedik neler yapıyoruz ve bu yaptıklarımız nelere mal oluyor diye. Akşam gün batana kadar sokaklarda oyunlar oynadığımız zamanlar vardı. Sırf tuvaletimizi yapmak için eve girersek bir daha sokağa geri dönemeyiz de annemiz kızar diye saatlerce çişimizi tuttuğumuz günleri anımsıyorum. Bilmem sizler de anımsar mısınız? Bahar gelince gökleri rengarenk manzaralarla dolduran uçurtmalar uçardı. Sonra bizler yavaşça büyüdük. Zamanında salçalı ekmeklerini paylaşan çocuklar şimdilerde ne elindeki kruvasanını paylaşır ne de birbirlerine selam verir oldular.

Hani dedim ya yasemin kokulu anılarımız vardı diye şimdilerde ise bir dünya para verdiğimiz parfümlerimizin geçici kokularına saklanmış anılarımız var. Olsun yine de büyüdük kocaman insanlar olduk. Küçükken doktor olacağım, öğretmen olacağım gibi ülkeyi kurtarıcı idealist laflar eden çocuklar olarak en azından kahvelerimizi içerken sıkıntılarımızı irdelemeyi de ihmal etmiyorduk. Popüler kültür bize neler sunuyorsa alıp baş tacı etmeyi de hiçbir zaman eksik etmedik. Diyeceksiniz ki bizler hiç mi güzel şeyler yapmadık yahu ne bu karamsarlık. İşte o zaman size şöyle diyeceğim dostlarım en son ne zaman simidinizi bir arkadaşınızla bölüşüp bir Barış Manço şarkısına eşlik edip çocuklar gibi eğlendiniz. (Bahsi geçen şarkı ‘’Arkadaşım Eşek’’tir)

Kabul edelim dostlarım ‘’BİZLER BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ BU DÜNYA’’. İnternette sürekli dünyayı keşke çocuklar yönetse diye bol bol paylaşımlar yapıyoruz. Bizler de bir zamanlar onlar gibiydik. Barış ağabeyimiz bizlere ‘’Adam Olacak Çocuklar’’ demişti hem de. Demek ki bir yerlerde hata yapmış olmalıydık. Sadece bizler değildik elbetteki bu hatayı yapanlar. Bizler hayat koşullarının içinde ne yapamız gerektiğini bilemediğimiz için düzene baş kaldırmadan ayak uydurduk. Şimdi sıra keşke dünyayı çocuklar yönetse dediğimiz masumiyetlerine aşık olduğumuz küçük dostlarımızda. Belki onlar büyür ve dünya kirlenmez. Belki dünya yeniden yasemin kokar. Umut etmekten vazgeçmemeli. Güneş toplamaya devam etmeli.

Yazar Hakkında

Derya Dönmez

1994 senesinde İstanbul’da doğdum. Şu an İstanbul Ticaret Üniversitesinde sosyoloji okuyorum. Türk ve dünya müziği konularında elimden geldiği kadarıyla sizleri bilgilendirmeye çalışacağım.

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti