Bir Bahtsız Saray… Çırağan Sarayı ve Mevleviler.

        Bir Bahtsız Saray… Çırağan Sarayı ve Mevleviler best natural weight loss supplements.

         Çırağan Sarayı günümüzde Beşiktaş ile Ortaköy arasında bulunun 19.yüzyıla damgalarını kazıyan Balyan Ailesinin elinden çıkmış son hali Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan Boğaziçi’nin en görkemli yapılarından birisidir. Sarayın yapımına Sultan Abdülmecid tarafından 1863’te başlanmış sekiz yıllık bir süreçte Sultan Abdülaziz tarafından tamamlanarak 1871’de tamamlanmıştır.


 

dsc_0289

Sarayın biraz daha geçmişine gidersek 17.yüzyılda bu bölgede Kazancıoğlu Bahçeleri olduğu biliniyor. 18.yüzyılda ise Lale Devri’yle birlikte gelen denize nazır saraylar, bahçeler yaptırmak; çiçek ve musiki sevdası 3.Ahmed’in Vezir-i Azam’ı Nevşehirli Damat İbrahim Paşayı da etkilemiş ve ilk yalıyı eşi Fatma Sultan için burada yaptırmış. Kendisi burada Çırağan şenliklerini düzenlediğinden bu alan Farsçada ışık anlamına gelen Çırağan adıyla anılmaya başlamış. Sultan 2.Mahmud’un kararı üzerine bu alanın yeniden yapılandırılmasına karar verilir. Önce mevcut yalıyı yıktırır. Yapının çevresindeki okulu, camiyi kaldırtır ve 1613’ten beridir burada olan Beşiktaş Mevlevihane’sini başka bir yere naklettirir ve burada sarayını inşa ettirir. 1857 yılında babasının yaptırdığı sarayı yıktıran Abdülmecid burada batı mimarisine göre bir saray yaptırmak ister fakat ömrü yetmez. Çırağan sarayının bu yapılış yıkılış hikâyesine Sultan Abdülaziz 1871’de bir son verir ve günümüze kadar gelen Çırağan Sarayı tamamlanır. Buraya kadar sorun yok. Gelelim sarayımızın bahtsızlığına.

1871’de Sultan Abdülaziz’in kullandığı Çırağan hakkında eskiden Mevlevihane olan bu alandaki Şeyh, Mevlevi mezarlarının uğursuzluk getireceği gibi kötü söylentiler dolaşmaktaydı bunun üzerine Sultan Abdülaziz Dolmabahçe Sarayına geri döndü. Halk bu dönemde çıkan yangınların çoğunu bahsi geçen Mevlevihane yerine saray yaptırılmasının sebep olduğuna inanmışlar. 1876’da 93 günlük saltanatı sonrası Sultan 5.Murad tahttan indirildiğinde önce Çırağan’a sonra günümüzde Beşiktaş Anadolu Lisesi olarak kullanılan Feriye Sarayı bölümüne hapsedildi.

Çırağan Sarayı 1909 yılında Meclis-i Mebusan yani günümüz parlamento binası olarak kullanılmaya başlandı fakat 19 Ocak 1910’da çıkan büyük yangından geriye sadece sarayın duvarları kaldı.

Yangından sonra uzun yıllar kullanılmayan saray 1933 yılına gelindiğinde trajikomik bir olaya şahit olur. Beşiktaş Jimnastik Kulübü 1947’de İnönü Stadyumu açılana kadar sarayın bahçesini kullanırlar. Stadyum açıldıktan sonra ise 1986’ya kadar da antrenman sahası olarak kullanılmıştır.

Saray enkazı 80 sene boyunca öylece kaldı… Birçok işadamı tarafından otel yapılmak için girişimde bulunuldu     inşaata başlandı ama peş peşe yangınlar çıktı, restorasyon parasını sağlayan BCCI bankası iflas etti. Bu olaylar üzerine sarayın mahzenindeki mezarlar 1986’da Galata Mevlevihanesine naklettiler.  Nihayet 1987 yılında otel olarak kullanılmak üzere sarayın restorasyonuna başlanmış, 1990 yılında otel, 1992 yılında ise Saray hizmete açılmıştır.

Bir garip saray… Güler misiniz, ağlar mısınız? Karar size ait. Çırağan’ın yanından öylece geçmemek gerek. Onca yıllık kahrını bir dinlemeli.

Yazıyı gönlünüzce paylaşabilirsiniz!

Yazar Hakkında

Bedirhan Öner

Tarihe, kültüre, insana meraklı -bu yolda kendince bir meramı olan- bir garip seyyah.

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti