Ben On Dokuz Yaşındaydım Babam Altmış Beş

15 Temmuz gecesi kelimelere dökülebilseydi sanırız karşılığı bu satırlar olurdu. Feyza Bengül’den geceye, güne ve unutulmayacaklara dair bir yazı…   


Onur Kovacı’nın değerli katkılarıyla…

Ben on dokuz yaşındaydım, babam altmış beş. Takvimler 15 Temmuz’u gösteriyordu ancak o günlerde takvim kalan ev dahi çok yoktu. 15 Temmuz 2016. Hapsolduğumuz sanal dünyanın göğü altında uzanmış başımızı döndüren hızı izliyorduk yalnızca. Kara haber tez duyulur derlerdi. Ancak bu söz söylendiği dönemlerde yoktu retweet özelliği.

Birkaç kişi aynı cümleleri tekrarlamaya başladı ısrarla. Ve ısrarla umursamadık. İnanmadığımızdan değil, inanmak istemeyişimizden. Gören gözden ne kadar uzaksan kulakların da o kadar sağırlaşır. Bu felaket haberlerinin temel prensibidir. Namlunun çevrildiği insanlardan yaklaşık 600 km uzaklıkta ve aynı zamanda bir kumanda mesafesindeydik.

Ben on dokuz yaşındaydım, babam altmış beş. Saat 22.23, şu cümleleri kurdu: “Hep böyle başlar. Tanklar, uçaklar, askerler…” Sustu. Hikayelerde kişiler, mekanlar ve olaylar değişir. Tarih tekerrürden ibaret değildir her zaman. Gerisi bilindik hikaye.

Üniformalar yanlış insanlar üzerindeydi o gece. Silah zoru ile yapılan hiçbir işin asla tek bir haklı yanı dahi olamaz. Kimi yahut neyi savunduğunu bilmeksizin bu milletin silahını bu millete doğrulttular. Bu milletin iradesini temsil eden Büyük Millet Meclisi’ni vurdular. Ne denirse densin ne olursa olsun; bu kabul edilemez. Benimsenmeyen fikirler insan öldürerek, köprüleri zapt ederek, milli irade hiçe sayılarak değiştirilemez.

Karmaşa ve korku anlarında insan ufacık ayrıntılara fena halde takıyor. O gece dört kez perdeleri açıp kapatıyorum özenle. Kontrol altında tutabildiğim, gücümün yetebildiği bir tek bu varmışçasına. Gece, asfalta yapışıp kalan ve şanssız bir ayakkabı tabanına tutunan sakız gibi uzadıkça uzuyor. Güneş o gece ağırdan alıyor. Doğmak bilmiyor.

Tüm kanallar benzer cümleler kuruyor. İnsanlar sokağa çıkıyor. Meydanlar doluyor. Ama çıkmadan evvel herkes ideolojisini evinde bırakıyor. Günlük hayatta yan yana gelmeyen insanlar kol kola sabahlıyor.Zira insanların ve bir de soruların sebeplere ihtiyacı var yalnızca.

Bu ülke tarihte iki darbe görüyor. Darbenin anlamını sözlüklerden, bedelini büyüklerden öğrenen çocuklara “Şimdi ne olacak?” dedirtiyorlar. Şimdi ne olacak? Millet, vatanına sahip çıkıyor. Üçüncüsü sadece teşebbüs halinde kalıyor.

Allah birlik ve beraberliğimizi daim etsin. Sadece böylesine çetin zamanlarda değil de, her daim bir ve beraber olmayı; Akifçe: “Bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmamayı” nasip etsin.

Birinci yıl dönümünde 15 Temmuz Vatan Savunmasında kaybettiğimiz tüm canları rahmetle anıyorum. Böylesi bir milletin ferdi olduğum için kendimle gurur duyuyorum.

Yazar Hakkında

Feyza Bengül

Kaybolduğu yerlerde kendini arayan biri. Bkz. Mendel ile Marquez'in kardeş olduğu dünya.*

Yorum

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

  • Verdiğiniz sayı yanlış. Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki başarılı askeri darbe sayısı -darbeyi nasıl tanımladığınıza bağlı olarak- 2 ya da 4’tür -2007 E-Muhtırası’nı başarılı bir girişim olarak almadım.- . Eğer yönetime doğrudan el koymayı darbe olarak görüyorsanız, sadece 60 ve 80 darbeleri buna örnek teşkil eder. Eğer ki yönetime her türlü müdahaleyi darbe olarak görüyorsanız, 60,71,80,97 ve belki 2007’yi de saymalısınız.

    İyi günler dilerim,

    Kaynak isterseniz:

    https://tr.wikipedia.org/wiki/Türkiye%27de_askerî_müdahaleler

    • Verdiğiniz bilgi için çok teşekkürler… Dikkate alarak gerekli güncellemeleri yaptım. İyi akşamlar.

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti