Aquinolu Thomas: Adil Düzen ve Ortak Yarar

Preminger Kalem Dairesi, yeni sezona Kerim Kurt’un Aquinolu Thomas ve onun adil düzen ile ortak yarar hakkındaki düşüncelerini ele alan yeni yazısıyla başlıyor. 

XIII. yüzyılın en önemli filozoflarından biri olan Aquinolu Thomas, yaşadığı dönem din merkezli olmasına ve kendisinin de Dominiken tarikatına üye bir din adamı olarak yetişmesine rağmen, görüşleriyle ve bilhassa iktidarın kaynağına ilişkin değerlendirmeleriyle, devlet ve yönetim konularına büyük katkıda bulunmuştur.

Paris’te zamanının meşhur tanrı bilimcilerinden Albert Magnus, Aristo’nun düşüncelerine olan bağlılığı ile bilinmektedir. Bu bağlılık öğrencisi Thomas’ı da etkilemiş, eserlerinde yansımaları açıkça görülmüştür.

Thomas da aynı Aristo gibi insanların toplu yaşamalarının gereklilik olduğuna inanır. Yönetim konusundaki görüşlerinin ana temasını ele alacak olursak Thomas, site devletinin yıkılmasından sonra ortaya çıkan imparatorluklar döneminde devletin insanlar arasındaki ihtiyaçların giderilmesi amacıyla kurulan ilişkiler sonucu var olduğunu ileri sürer ve insanların birlikte yaşayabilmesi için olmazsa olmaz unsur olarak örgütlü topluma işaret eder. Ona göre bunu gerçekleştirmenin yolu da aileden ve ailelerin birleşmesinden oluşacak olan devletten geçer. Aileler oluşturulduktan sonra örgütlü toplumun kurumlaşmış biçimi olan devlete ulaşılır. Tüm bu çabanın ana sebebi ise ortak yararın sağlanmasıdır.

Aquinolu Thomas, “Devlet nasıl yönetilecektir?” sorusuna örgütlenmiş bir toplumda ortak yarar sadece adalet ile sağlanabilir cevabını veriyor. Adil düzenin kurulması da yasalar ile sağlanacaktır. Yasalar ise Anayasaya bağlıdır. Anayasayı meydana getirecek olan devlettir. Bu bağlamda devlet, oluşturacağı Anayasa ve yürürlüğe koyacağı yasalarla adaleti temin ederek adil düzeni kuracak, ortak yarar da ancak bu şekilde sağlanabilecektir.

Toplumun iyiliğini gerçekleştirecek, bunun için de adil ve yasalara dayalı bir düzen kuracak olan güç, devletin içerisinde yer alan ve onun düzgün işlemesini sağlayan mekanizma yani siyasal iktidardır. İşte bu aşamada Aquinolu Thomas karşımıza din adamı sıfatıyla çıkıyor, “iktidarın kaynağı Tanrı’dadır ama kullanılışı yeryüzündeki insanlara aittir” tezini ileri sürüyor.

Thomas’a göre en iyi yönetim şekli monarşi, aristokrasi ve Cumhuriyet’in en iyi yanları ortaya konularak oluşturulmalıdır. Böyle bir rejimde kral ortak yararı sağlamaya yönelik yasalar yaparak ülkeyi yönetecektir. Ama kralı tek başına bırakmaz Aquinolu, yanına bir de danışmanlar meclisi getirir. Halkın denetimini de kral ve danışmanlar meclisinden oluşan bu rejimin koruyucusu olarak görür. Thomas’a göre baştaki kral eğer kendisini bağlayıcı kuralları çiğnerse halkın direnme hakkı doğar. Bu durumda kralı uyararak ona yasaların gücünü hatırlatmak halkın başlıca görevidir.

Devleti ve toplumu insanın eseri olarak kabul eden Thomas egemenliğin kaynağını Tanrı’ya bağlamış ama rejimin işlemesini de halkın katkısına dayandırarak karma yönetim modeli üzerinden demokrasinin gerekliliğine dikkat çekmiştir.

 

Aquinolu Thomas’a göre adil düzeni sağlamaya ve ortak yararı gerçekleştirmeye yarayacak yasalar ile akıl arasında doğrudan ve sürekli bir ilişki vardır. Akılla açıklanan yasa, aynı zamanda insan iradesinin de ürünüdür çünkü ortak yararı sağlamaya yöneliktir. Bu tanımdan yasanın üç temel özelliği ortaya çıkıyor; akılla oluşturulması, irade ürünü olması ve ortak yararı gerçekleştirmeyi hedeflemesi.

Thomas yasaları dört grupta sınıflandırır;

  1. Ölümsüz Yasa: Dünyanın Tanrı tarafından yönetildiğini, Tanrı’nın evrendeki her şeyi düzenlediğini kabul etmek, bu tanrısal aklın kurallarının ölümsüz yasayı meydana getirdiğine inanmak.
  2. Doğal Yasa: Ölümsüz yasanın insan aklına yansımasıdır. Bunun neticesinde insanoğlu iyi ile kötüyü ayırır ve ortak yararı sağlamaya yönelik yasalar yapar.
  3. İnsansı(Pozitif) Yasa: Doğal yasanın, yaptırıma bağlanması suretiyle toplumda geçerliliğinin sağlanmasıdır.
  4. Tanrısal Yasa: Doğal ve insansı yasaları tamamlayıcı özelliğe sahip, insanlara akıl yoluyla değil, inançlar vasıtasıyla ulaşan Tanrı kurallarıdır. İnsan aklının sınırlılığı tanrısal yasaları tam anlamıyla kavramaya engel teşkil eder.

Thomas’ın hukuk anlayışı, yasaları yaptığı tasnife bağlı olarak eşitliğe dayalı bir sistem içinde ortaya çıkar. Yasayla hukuk arasındaki ilişkiyi ortak yarar kavramı ile açıklayan Aquinolu Thomas hukukun asıl hedefinin eşitliği sağlamak olduğununu iddia eder.

 

Kaynak: Akad, Dinçkol, Bulut, Genel Kamu Hukuku, syf. 52-56

Yazar Hakkında

Kerim Kurt

Marmara Hukuk Fakültesi öğrencisi.Siyaset bilimi ve Felsefe meraklısı.Araştıran,sorgulayan,düşünen,yazan bir birey..

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti