Adalet Bir Gün Herkese Lazım Olur!

Adalet hepimize bir gün lazım olacak ve hepimiz az da olsa bir şeyler bilmek zorunda kalacağız. Kerim Kurt, bu yazısında bizlere eski düşünürler ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ışığında dikkat etmemiz ve olması gerekenleri açıklıyor.


Adalet, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir. Düşünürler eski çağlardan beri adalet kavramını tanımlamaya çalışmışlardır. Yunanlı düşünür Platon’a göre adalet en yüce erdemlerden biri, insanın ve devletin temel davranış kuralıdır. Aristoteles’in adalet anlayışının merkezinde eşitlik kavramı yer alır. Ona göre, adalet herkese eşit davranmak değildir. Bir hukuk düzeni güçsüzleri koruduğu takdirde adaletli olabilir. Aydınlanma Çağı düşünürleri adalet kavramını daha dar biçimde ele almıştılar.Onlara göre hukuka ve hukuksal eşitliğe uygunluk adalet için yeterlidir. Fakat hukuk düzeni her zaman adil olmayabilir. Çünkü hukuk, yasaların her durumda aynı şekilde uygulanmasını gerektirir. Oysa yargı mensubu herhangi bir olayda yasayı uygularken, durumun özelliklerini de göz önünde bulundurmak zorundadır. Böylece genel bir nitelik taşıyan yasanın eksik tarafları giderilebilir ve adalet daha doğru şekilde sağlanabilir.

Türk Hukuku’nda adaletin sağlanması için önce, hukukun evrensel ilke ve esaslarına göre çıkarılmış kanunlara ihtiyaç vardır. Kanunlar veya kanun hükmünde kararnameler iyi olmanın yanında eşit uygulanmak zorundadır. Kanun, bireysel yararları değil toplumda yaşayan tüm bireylerin hak ve hürriyetlerini eşit şekilde gözetmelidir. Adalet için iyi kanun mutlak şarttır. Bunun için de halkın meclise gönderdiği temsilcilerin bağımsız olması ve halkın ihtiyaçlarına göre yasa düzenlemesi gerekir. Kanun iyi düzenlenmiş olabilir fakat bu tek başına adaletin sağlanması için yeterli değildir. Kanunların doğru ve eşit uygulanmaması sebebiyle de insan hak ve hürriyetleri ihlal edilebilir. Esas olan, kamu düzeninin, kişi hak ve hürriyetlerine zarar verilmeden korunmasıdır.Buna aykırı davranılması durumunda zarar görenler için adaletin tesis edilmesi zorunludur. Bu nedenle toplumda yaşanan uyuşmazlıkların çözümü için bağımsız ve tarafsız bir  yargıya ihtiyaç vardır. Bağımsızlık, yargı mensubunun kimseden emir almaması ve tarafsızlık da yansız olmasıdır. Yargı bağımsızlığı, yalnızca emir almamak da değildir. Yargı bağımsızlığı, aynı zamanda kamu otoritesinin veya kamuoyunun baskısı ile hareket edilmemesi demektir.

Günümüzde ise farklı şekillerde kamu otoritesinin yargı erkine baskı yaptığı ve bununla birlikte bazen de baskının kamuoyuna mal olmuş davalarda toplumdan geldiği görülmektedir. Kamuoyu baskısı, kanuna uygun hareket etmesi gereken yargı üyesini etkilememelidir. Yargı mensubu önüne gelen davada kanuna göre hareket etmek zorundadır. Kanun yanlış uygulanmışsa adaletin sağlandığı iddia edilemez ancak bu durumda bile verilen kararın hukuka uygunluğunun kanunda belirtilen yollarca denetlenmesi gerekir. Bu denetimi yapan organlar  da kanundan ayrılmamalı, toplumun isteğine bağlı kalmamalıdır. Toplum veya kamu otoritesinin baskısıyla yargıyı etkisi altına almaya çalışan bu tutumlar adalete hizmet etmez.

Adalet ancak hukukun evrensel ilkeleri doğrultusunda çıkarılıp, herkese eşit ve doğru uygulanan kanunlarla sağlanabilir. Hukukun evrensel ilkelerinin belirlenmesinde ise 10 Aralık 1948 tarihinde ilan edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi esas alınır.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi

  1. Bütün insanlar hür ve eşit doğarlar. Akıl ve vicdan sahibidirler; birbirlerine karşı kardeşçe davranmalıdırlar.
  2. Herkes ırk, renk, cins, din, siyasal ya da başka herhangi bir ayrılık gözetmeksizin, bildiride yazılı bütün haklardan ve özgürlüklerden yararlanma hakkına sahiptir.
  3. Yaşamak, özgürlük ve can güvenliği herkesin hakkıdır.
  4. Hiç kimseye işkence, zulüm, onur kırıcı ceza ya da işlem uygulanamaz.
  5. Yasalar önünde herkes eşittir.
  6. Hiç kimse yasalara aykırı olarak tutuklanamaz, alıkonulamaz, sürülemez.
  7. Herkes davasının bağımsız bir mahkemede görülmesi hakkına sahiptir.
  8. Herkesin özel hayatı, ailesi, konutu ve haberleşmesi yasayla korunmalıdır.
  9. Evlilik çağına gelen her erkek ve kadın, hiçbir ırk, renk, din şartına bağlı olmaksızın evlenme ve aile kurma hakkına sahiptir; aile, toplumun temel öğesidir. Toplum ve devlet tarafından korunma hakkına sahiptir.
  10. Herkes mal ve mülk edinme hakkına sahiptir.
  11. Herkesin düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğü vardır.
  12. Herkesin çalışma, işini özgürce seçme ve işsizlikten kurtulma hakkı vardır.
  13. Herkesin eğitim hakkı vardır, ilk eğitim parasızdır.
  14. Kölelik ve kulluk yasaktır.
  15. Herkes nerede olursa olsun yasalar çerçevesinde korunur.
  16. Bütün insanlar Anayasaya uygun olarak yargı organına başvurma hakkına sahiptir.
  17. Bir suç işlemekten sanık olan herkese, savunması için gerekli bütün haklar sağlanmaktadır.
  18. Herkes dilediği devletin ülkesinde gezebilir, dilediği an terk edebilir veya ülkesine geri dönebilir.
  19. Herkes işkence karşısında yabancı bir ülkeye kaçabilir. Kaçtığı ülkede kendisine “Sığınmış İnsan” muamelesi yapılmalıdır.
  20. Her insan vatandaşlığa sahiptir.
  21. Her insanın düşünce, inanç ve din özgürlüğü vardır.
  22. Hiç kimse düşünce ve sözlerinden dolayı sorumlu tutulamaz.
  23. Herkes toplanma ve dernek kurma hakkına sahiptir. Hiç kimse bir derneğe girmek için zorlanamaz.
  24. Herkes doğrudan doğruya veya özgürce seçtiği temsilcilerle ülke yönetimine katılır.
  25. Kişinin sosyal güvenliğe kavuşturulması, uluslararası işbirliği ya da devletin kaynaklarına uygun olarak gerçekleştirilir.
  26. Herkes dinleme, eğlenme, çalıştıktan sonra ücretli tatil yapma hakkına sahiptir.
  27. Herkes güzel sanatların her dalında çalışmak ve bu çalışmalara katılmak hakkına sahiptir.
  28. Bütün insanlar bu bildiride yazılı hak ve özgürlüklerin uygulanmasını sağlayacak bir sosyal düzeni hak etmiştir.
  29. Herkes bu bildirideki maddelere uyulmasının gerekli olduğunu kabul eder.
  30. Bu bildirinin hiç bir maddesinin, devlet, toplum ya da kişiler tarafından yok edilmesi için çalışma yapılamaz.

 

“Adaletin rengi olmaz, bir gün herkese lazım olur.”

Kaynakça:
Prof. Dr. Ersan Şen – Adalet Nedir ve Kim Tesis Eder?
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi

Yazar Hakkında

Kerim Kurt

Marmara Hukuk Fakültesi öğrencisi.Siyaset bilimi ve Felsefe meraklısı.Araştıran,sorgulayan,düşünen,yazan bir birey..

Yorum Yap

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti