1703’ten beri: Sülüklü Göl

Toplanın! Anlatacaklarım var…


thisis-suluklu-gol

Yakın zamanda yüksekçe bir dağın zirvesinden baktığım Sülüklü Gölü anlatacağım.

Batı Karadeniz Bölgesi’nde bulunan Bolu ilinin Mudurnu ilçesi Tavşansuyu Köyü sınırları içerisinde yer alan Sülüklü Gölün hikayesi tam 313 yıllık… Benim fotoğrafı çektiğim yer Sakarya, karşı taraf ise Bolu. Yani göl Bolu-Sakarya il sınırında oluşmuş göl.

Göle batıdan bakıyorum. İstanbul’dan Bolu’ya gelirken Akyazı’ya yönelip oradan Davlumbaz Yayla Köyü’ne ulaştıktan sonra gölün batısındaki dağın zirvesine ulaştım. Zirveden bölgeye baktığımda doğa kulağıma adeta hikayesini anlatıyordu. İşte o hikayeden aklımda kalanlar:

Gölün oluşumunu anlattı önce. Göl tektonik kökenli heyelan sonucunda oluşmuş. Fotoğraflarda kopan/kayan toprağı görebilirsiniz.  Bölge zaten hareketli genç dinamik Kuzey Anadolu Fay hattında yer alıyor. Yani depremlerin görülmesi olası. İlk olarak heyelanı anlatalım gördüğüm coğrafya eğitimi kadarıyla. Heyelan toprak/kaya kütlelerinin çeşitli nedenlerle bulunduğu yere tutunamayıp eğim doğrultusunda kayması/kopmasıdır. Tektonik kökenli yani fay hattının bulunması sonucu oluşan depremlerin etkisi demektir.

panoramasuluklu

Sülüklü Göl de böyle oluştu işte: Arazinin toprak yapısına baktığımızda Mezozoik dönemin Jura devrinde oluşan(yaklaşık 150 milyon yıl önce-ilk kuşların ilk memelilerin oluştuğu devir) volkanik ve geçirimsiz toprağın üstünde; suyu toprağın alt katmanlarına geçirebilen killi karstik toprakları görürüz.

‘Karstik yapıyı somutlaştırarak örnek vermek istedim. Aşağıdaki harita görüntüsünde beyaz daireye aldığım minik minik çukurluklar yine karstik bir oluşum olan dolinler. Karstik yapı suda çözünür. Yani bu arazi suyla resmen dövülmüş ve çukurluklar oluşmuş. Hatta bazı dolinler büyüyüp genişleyerek dolinden daha büyük olan uvala’ya dönüşmüşler.

suluklu2

Şimdi heyelana ve göle gelelim. Arazinin jeolojik yapısını oluşturan geçirimsiz volkanik katmanın üstündeki geçirimli karstik katman gelen yağışları yer çekiminin de etkisiyle süzerek toprak içinde alt katmana doğru geçiriyor. Ancak suyun düşey hareketi geçirimsiz volkanik katmana gelince sona eriyor. Bundan sonraki yolculuğu volkanik katman üzerinde yatay eksende hareket ederek devam ediyor. (Hatta bu iki katman sınırı yeryüzü sınırında kesişirse karstik kaynaklar oluşur.)

Belli bir yağıştan sonra karstik katman ağırlaşıyor. Kapasitesi dolunca toprak kayıyor. Tabi burdaki heyelanın oluşmasında kapasite dolmasının yanına; yemeğin yanındaki salata, sucuğun yanındaki ekmek, simidin yanındaki çay kadar etkili deprem gerçekleşiyor ve zaten yanmaya müsait kıvılcım gibi toprak kayması gerçekleşiyor.

suluklu1

Toprak daha önce normal (mavi boyalı çizgi-tahmini akarsu yatağı) akışı devam eden akarsuyun önünü keserek suyun birikmesini sağlıyor ve gölün oluşum süreci başlıyor…

Dünya dönüyor, dünya nefes alıyor, dünya yaşıyor; kendini yıkıyor,yapıyor.

Heyelan oldu, vadide esen rüzgar belli bir ölçüde engellendi, değişti; göl oluştu, buharlaşma arttı, nem arttı; nemin ve rüzgarın değişmesi bölgedeki yağışı da etkiledi. Dolayısıyla bölgenin lokal iklimi de belli ölçüde değişti. İklimin değişmesi yörede yetişen bitki sayısını ve çeşitliliğini de etkiledi. Böylece bitkilerle beslenen hayvanların ve böceklerin sayısı da değişti. Buna bağlı olarak kırsal kesimde yaşayan insanların bu yöreden faydalanma biçimi de değişti. Bence en can alıcı nokta işte bu son paragraf oldu. Doğada olanlar doğayı ve insanları etkiliyor. Öyleyse doğada olanları incelemeli neyin nasıl olduğu sorusu bulmalı ve insanlık medeniyetini o yönde geliştirmeli… Doğayı bilerek; doğayı bilip tanıyınca onu severek, doğayı sevince de ona zarar vermeyerek…

Yazar Hakkında

Furkan Karabacak

Doğayı seven bir insan. Gerçek anlamıyla doğaya saygı duyan onu elinden geldiğince koruyan ve fotoğraflarıyla anlatmaya çalışan bir genç. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi'nde coğrafya okuyarak doğa sevgisini akademik düzeyde yaşayan bir öğrenci .

Preminger Youtube’da

Preminger Instagram’da

Preminger Twitter’da

Preminger’de Dinleti